Biz Kadınlar Sahi Neyi “Kutluyoruz” ?!

Standard

8 mart 2011 Turkiye’sinde Kadın Katliamlari artarak devam ederken!!


©Nazmiye Halvaşi


En zor yazdığım yazılar, ‘8 Mart’larda, kadınlar için yazdıklarımdır !
Yılın yalnızca bir gününde ‘Kadın’ı timsah gözyaşları ile anımsama, sahte ve gerçek dışı vaadlerde bulunan ilgili/ilgisizleri dinleme, okuma, erkek cinsini haklı gösterme çabalarını, “kadın hakları” değil, “insan hakları” söylemlerini işitme, inanın çileden çıkarıyor beni !

Kimin ne söylediğine değil, kadınların ne yaşadığına dönüp bakarak, bu ‘8 Mart’ı da utanarak geçireceğiz demek istiyorum.
Kadın katliamları ile anılacak bir ülke haline geldik.
En kolay yalan söyleme yolu istatistiklerdir’ derdi bir arkadaşım.
Öldürülen her 4 kişiden sadece biri kadın ! ‘Öyleyse bunun abartılacak nesi var?’ diye sormak, gözümüzün içine baka baka yalan söylemenin danıskası değildir de nedir !

‘Aman efendim ‘kadın cinayetleri’ artmıyor, tam tersine azalıyor, basının abartmasına bakmayın !’ demek, yalan söylemek değil de nedir ?
Yalanlar, kadınların katledilmesini ÖNLEMİYOR !Kadınlar ölüyorlar !
Çünkü kadınlar öldürülüyorlar !
Suçları ise sadece kadın olmalarıdır !
Ortada çok vahim, önemli ve insanî bir sorun varken, çözüm(ler) aramak yerine, üzerini kapatmaya çalışmak nasıl doğru olabilir ki !
Buna izin veremeyiz, vermemeliyiz ! Israrla ve inatla bu sorunun üzerine giden biz kadınların bugünü, ‘8 Mart’ı “kutlanacak” bir gün gibi algılayamayışımız işte bundandır !

Kutlanacak günlerimizin olmasını değil, eşit bir dünyada, kadın ve erkek insanlar olarak yaşama, çalışma, siyaset yapma, söz-yetki-karar organlarında söz sahibi olma hakkımızı istiyoruz.

Her bir kadının içinde cam kırıkları vardır. Her fırsatta cam kırıklarımızın üzerine basarak içimizi dağlayan “erkeklik” anlayışından kurtulmak içindir bu mücadelemiz…
Kız ve erkek çocuklarımızın eşit bir dünyada büyümesini, kız çocuklarımızın da yaşama haklarının olmasını istiyoruz !
Yoksa çok şey mi istiyoruz ?
Meclisin yarısının kadın milletvekillerinden oluşmasını istiyoruz.
O Büyük Meclis’in koltuklarında oturmayı hak eden kadınlar ve erkekler olsun istiyoruz.
Sadece, cinsiyeti “kadın” veya “erkek” olduğu için değil ! Yurtseverliği için, ülkesi için, çocuklarımızın geleceği için, “söyleyecek sözü” bulunan kadınlar ve erkekler olsun istiyoruz !
Eşit olarak…

Evet, bugün 8 Mart 2011. Yine en zor yazdığım yazılardan birini tuşlamak için klavyemin başındayım.
İçimden gelmese de…
Kadına, “kadın” diyemeyen, “hanım” diye hitap eden bir anlayışın yönettiği ülkemde yapacak o kadar çok işimiz var ki !
Ben bir kadınım ve cinsiyetimin “utanılacak” bir zaafmış gibi ifade edilmesine tepki gösteriyorum. “Erkek” sözcüğünün karşılığı “kadın”dır. “Hanım” sözcüğünün karşılığı da “bey”dir. “Bay” sözcüğünün karşılığı “bayan”dır. İyi de o zaman niçin “erkekler” ve “hanımlar” diye hitap ediliyor, anlamakta zorluk çekiyorum ! Anlayamıyorum…

Bugün, 8 Mart 2011, ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’. Kadın-erkek, insanlığın geleceği için, eşitlik için, insanca yaşanacak bir dünya için “emek” vermeye devam edeceğiz. En azından kendi adıma bu amaç doğrultusunda mücadele edeceğime söz veriyorum !
Öncelikle ve hızla, ülkemde yaşanan “kadın katliamları”na DUR ! demek için artık bir şeyler yapma zamanı gelmiştir.
Bu utancı taşıyamayacağımı en azından ben biliyorum.
Peki ya sizler ?
İyi bir gün diliyorum. Tüm “insan” olabilen kadın ve erkeklere…
Ve de, bugün, kadınlara “kutlama” mesajı göndermemenizi tavsiye ediyorum. İnanın hiç de kutlanacak günlerde yaşamıyoruz !

Ankara, 8 mart 2011


Aynı konuda :


‘Erkeklere haksızlık etmeye dur !’ demek istiyorum…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s