Buluşmanın adı “Gümüşlük” olmalı…

Standard

Nazmiye Halvaşi’nin Anılar Defterinden :

Gümüşlük’te bir akşamüstü…

 

©Nazmiye Halvaşi

Hava durumu sunucuları 37 derece olduğunu söylese de hissettiğimiz sıcaklığın çok daha fazla olduğu, bodrum merkezden kaçıp Gümüşlük’e attım kendimi.. Yalı’da her zaman geldiğim apart-kafe-restoran iyice dolmuş artık. Yaz başından beri tedirgin ve endişeli işletmeciler biraz olsun gülümsüyorlar..

 

Yalıkavak ve Gündoğan’da arsa gezimi tamamlamış, yorgun bir şekilde denize en yakın masaya oturup, karşı sandalyeye uzatmıştım ayaklarımı. Soğuk biramı içerken memleketimden insan manzaralarına dalıp gitmiştim yine..

 

Tavşan Adası’na yürüyerek geçenleri izledim bir süre.. günün her saatinde o görüntüleri keyifle izlerim.. denizin sığlaştığı ve köprüye dönüştüğü hat üzerinden Gümüşlük’e her gelen bir kez adaya geçmek ister.. ben hala geçemedim. Tavşan adası satılık olsa geçerdim her halde diye düşünüp gülümserim bazen.. bir gün geçeceğim..

 

Minik kız çocuğu altına bağlanmış bezi ile üstsüz keyifle dolaşıyor okaliptus ağaçlarının derin gölgesinde.. gülücükler dağıtıyor çevresine.. yan masada eski tüfekler günlük briç partisindeler. Buraya her geldiğimde hiç değişmeyen kadrosu ile aynı saatte farklı masalarda onları oynarken görürüm. Sanki dördüncü kişi olmak için orada her biri.. Uzun yılların dostluklarını görebiliyorum diyaloglarında.. buluşmanın adı “gümüşlük” sanırım..

 

İki sevgili yan masada el ele tutuşmuş mırıl mırıl konuşup, koklaşıyorlar..

Garsonlar telaşla koşuşturuyorlar masalar arasında..

 

Son geldiğimde, satın aldıkları boncuklardan kolye ve küpe yapıp bizlere satan küçük tatilci grubu aradı gözüm.. yoktular.. belki de dönmüşlerdi.. minik elleriyle yaptıkları kolyeyi, tatlı bir anı olarak, hep takacak ve saklayacağım..

 

Dalgaların sesine karışan müzik kulakları tırmalamıyor..

 

Yılların yorgunluğunu yüzündeki çizgilerde taşıyan bir kadın oldukça ağır adımlarla geçiyor önümden.. kendi elleriyle yaptığı börekleri keyifle sunuyor, denizde yorulmuş, acıkmış müşterilerine.. nefis elmalı çöreğe ben de dayanamıyorum..

 

Talih kuşu taaaa buralara kadar gelmiş ayağınıza.. bir bilet almaz mısınız? Belki şans tatilde ayağınıza gelmiştir.. hem piyango bileti satan adamın evde çoluk çocuğu ekmek beklemektedir di mi?..

 

Güneş karşı tepeye yaklaştıkça denizin gümüşi kıpırtıları, inanılmaz görüntülerle dans ediyor.. bir gün yeniden biterken plajda toparlanmalar başlıyor.. tatilciler duşlarını alıp akşam yemeği için giyinmeye  çekilirken, başka bir grup sahile iniyor.. bütün gün tatilcileri memnun etmek için koşuşturan tesis çalışanları şimdi geceye hazırlık için kumsaldalar..

 

Önce şezlongların minderleri toparlandı.. sonra şezlonglar.. denizden kova ile alınan sularla kumsal iyice sulandı.. sonra bir çek çek ile kumlar temizlendi.. masalar deniz kenarına yerleşti.. bir telaş vardı kumsalda.. masalara örtüler serildi.. mumlar, çiçekler kondu.. şimdi sevgililer isterlerse, kumsalda ayakları denizden gelen minik, serin dalgalarla ıslanırken akşam yemeğini yiyecekler.. balığın yanında içmek için ne alırsınız???

 

Hala aynı masada oturuyorum.. Arsa gezisi sonrası ofise dönmeyip, burada çalışırım bazen.. Bodrum’da ofis açmaya karar verdiğimde kendime bu ödülü vermeye söz vermiştim.. Laptopumu açtım. Bir süre çalıştıktan sonra bu inanılmaz güzel ortamı yazmak ve paylaşmak istedim..

 

Ve hala aynı masada oturuyorum.. Briç partisi bitti.. gündüz mayoyla, şortla dolaşan tatilciler giyinmiş masalarda yerlerini almışlar bile.. Elektrikler kesildi biraz önce.. mumlar geldi fenerler içinde.. kumsaldaki masalar doldu.. kaçıncı kadehler bu kalkan? Ne önemi var ki.. bütün bir yıl bu anı beklemiş ve bu anı yaşıyor olmanın tadını çıkarıyorlar.. keyifli kahkahalar yükseliyor..

cep telefonuma çok uzaklardan bir mesaj düşüyor.. hüzünleniyorum..

 

Kararan gecenin içine akan bembeyaz köpüklü dalgalara.. dalga seslerine veda edip.. eve dönmeliyim.. ikna edebilirsem) ben’i alıp yola çıkmalıyım..

bu güzellikleri yaşamaya herkesin hakkı olduğunu düşünerek..

ve sadece küçük bir azınlığın yaşayabildiğini bilerek..

ötekilerin de yaşamasını dileyerek..

 

İş sıkıntılarını, sorunları, kederleri.. Gümüşlük’te bir kez daha denize gömerek..

Eve dönüyorum..

 

Böyle de olur Bodrum’da emlakçının bir günü..

 

Sevgiyle, sağlıkla ve mutlu kalın..

Her nerede yaşıyorsanız..

 

Club Gümüşlük/Bodrum

22 temmuz  2006-22.00

 

Nazmiye Halvaşi’nin ‘Anı Defteri’ndeki diğer yazılarını okumak için tıklayınız ! 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s