Söndürme günü gelmiştir !

Standard

« Türkiye’ye güneş Artvin’den doğuyor yine… »

©Nazmiye Halvaşi

Son dönemde Artvin/Hopa’da yaşanan olaylar !

Ölen öğretmenim.

Yaralanan koruma görevlisi…

***

Yıl, 1973.

Ekim ayının 14’ü…

Orda, bir köy var çoookkk uzaklarda !

Artvin’de…

O köy benim köyümdür !

Doğduğum…

Büyüdüğüm…

Dağlarında çam sakızı topladığım köyüm.

Yolu yoktu !

Köprüsü hiç yoktu !

Derme çatma bir köprücük yapar köylümle, geçiveririz karşı yakaya.

Karşı kıyı mı ?! O kadar önemlidir ki bizim için…

Yol vardır o yaka da. Şehre uzanan yol. Yoksa nasıl ineriz ki köyümüzden şehre !

***

Karadeniz’de dağlık ve yamacıktır köyler.

Büyükçe bir köydür, benim köyüm.

Uzak uzaktır evleri…

Mısır tarlalarını severdim en çok. Mısırların arasında bir de nohutlar olgunlaşırdı önce.

Bizim köyümüzde nohut, taze taze yenmek için ekilirdi.

Kuzenim, arkadaşım, yaşdaşım Nahide ile mısır tarlasından taze nohut toplar, otururduk tumpun – tarla arasındaki sınır, yükselti – başına.

Sonra, taze mısır toplama zamanı gelirdi.

Mısırları özenle soyar, kara kazanın dibine dizer, üzerine de karakabakları dilimleyip, tersyüz yayardık.

Kazanın altını da ha babam ateşlerdik.

Ve…

Tadına doyum olmayan, bitmeyen bir kabak, mısır ziyafeti !

Fakirdi ama güzeldi köyüm…

***

Yine bir mısır-kabak pişirme mevsiminde toplanmıştık etrafına.

Hayır, kara kazanın değil, sandık başının !

73 seçimlerinde…

CHP adına aldığım, üstlendiğim ilk görevdi.

Köy sorumlusuydum.

Oyunu kullanmaya gelen, odaya giren her hemşehrim ile birlikte gidip, geliyordu yüreğim.

Kıpır kıpırdı insanlar, heyecanlı mı heyecanlı idi köylüm.

Seçim sabah gereği suskunduk hepimiz.

Ama ya gözlerimiz !

Işıltısını engellemek mümkün değildi ki…

O sabah, Artvin’den doğan güneşin bütün Türkiye’yi aydınlatacağını düşünüyorduk için için !

***

O günler döndüysem bir sebebi var.

Aynı heyecan, gözlerdeki o aynı ışıltı ve yüreklerdeki aynı umut bastı tüm ağırlığıyla üzerime de…

O gün bilgisayar mı vardı ?

Bugün tuşluyorum…

Sanki dünmüş, 73 yılının ekim ayıymış gibi !

 

O sabah, Artvin’den doğan güneşin bütün Türkiye’yi aydınlatacağını düşünüyorduk, için için…

Bugün ?

Güneş ülkeme yeniden doğmak zorunda, heyecanımız bunun için !

Yurtsever her yurttaşın, gereksiz yanan bir ”ampul”ü söndürmesi gerektiğine inandığımız için…

Sadece gereksiz değil, bir de ülkeme, milletime zarar verdiği için !

***

Artvin/Hopa olaylarını izlerken, okurken o günlere gittim geldim hep.

73’ten 2011’e…

Düşünceler silsilesine…

Güneşin Artvin’den doğacağını bilenlerin kavgasına ortak değiliz !

Artvin’de ”Eşkiya” olmadı ki hiç.

Çünkü, Artvin’de güneş doğar, eşkiya değil !

Eşkiya dağa niye çıkar ?

Ya görülmesi gereken bir davası vardır; ya da kaçıp, kurtulması, yaşamda kalması için !

Ama bizler hiçbir zaman eşkiya olmadık ki !

Görülecek bir davamız olsa bile, ne dağa çıktık, ne de kaçma, kurtulma, dağ kovuklarında yaşamda kalma yolunu seçtik.

Oysa, 1973’de açılmış ve hâlâ kapanmamış bir davamız var !

BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR !

Yazıyor, dosyasının kapağında…

Kişi karşısındakini nasıl bilirmiş ?

Kendisi gibi…

Biz davamızı sandık başında bağlayacağız !

Dağ başında değil…

***

12 Haziran 2011 ruhu, 14 Ekim 1973 ruhunun izdüşümüdür.

Hissiyatım, düşüncem, görüşümdür !.

O gün köyümde sandık açılıp, oylar sayıldığında, tek bir parti çıkmıştı sandıktan !

CHP…

Ve…

Bir köprüsü olmuştu karşı kıyıya !

Hâlâ aynı köprüden geçer köylüm.

Eskimiş olsa da o dar köprüden geçer, şehre iner.

Ama…

Çuvalla satın almak  için ununu !

Mısır da ekilmez artık, nohut da…

Değirmeni göçmüştür çoktan.

Ahırlarda Dağıstanlar yoktur artık.

Çapada ırgatı olmadığı gibi…

Yıllar var ki, mısır ayıklama döneminde imeceler toplanmaz.

Orda, çooookkk uzaklardaki köyümde.

Çünkü bağımlıdır artık yabana !

Başladığında bunun sebeplerini düşünmeye, suçlusunu arar durur.

Ve kahreder !

O güzelliklere kıyana…

Ve başlar yeniden inanmaya !

Güneş yeniden doğacak, Artvin’den yurduma, yurduna…

Dur diyecek o gereksiz ve zararlı yanmaya !

Ampulü söndürecek.

Söndürme günü gelmiştir !

 

Işıl ışıl parlayan aydınlıklar içindeki günlerde yaşayın.

Her nerede iseniz…

 

10-11 Haziran.2011/Ankara

 

 

Nazmiye Halvaşi’nin ‘Anılar Defteri’nden günümüze aktardığı yazılarını okumak için!

 

Nazmiye Halvaşi’nin diğer makalelerini okumak için!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s