Zafer, ancak “buruk” bir zafer…

Standard

Kadınlar Listelerin Neresindedirler !

©Nazmiye Halvaşi

‘Kadınlar siyasette olmalıdır !’

Bu « slogan » önceleri hemen her kesimden giderek yükselen bir sese, ardından da PM toplantıları sona erene kadar da gür sesli bir « koro »ya dönüştürüldü.

Eklemelerle ;

Kadınlar siyasette olmalıdırlar, Meclis’de temsil edilmelidirler ve olacaklardır da…’

Netice olumludur !

Etek giyenleri taşımak ise sadece bir « amaç »tır !

Bütün partiler, bu kez listelerinde çok daha fazla kadına seçilebilecekleri sıralarda yer verdiler.

Bu konuda yıllardır sözünü esirgememiş ve amansız bir mücadele sürdürmüş kadın sıfatımla, mutlu olmam gerekiyor, değil mi !

Ancak tamı tamına mutluluk rüzgârı esmiyor üzerimde.

Buruk bir mutluluk çöktü sanki ! Çünkü partimin diğerlerine örnek olacak şekilde listelere daha fazla kadını yerleştirmesini umuyor, bekliyor ve PM toplantısı sonucunda da salt bir mutluluk ve sevinç içinde görmek istiyordum !
Hem kendimi, hem de diğer kadınları…
Kısacası ; kadın ve erkek adayların, ‘Eşit Temsil’ edildikleri listeleri, yazılmış en değerli bir « eser » gibi basımdan yeni çıkmışcasına elime alıp, onca yıllık mücadele yorgunluğunu üzerimden atmayı arzuluyordum.

Aday adayı olduğum partimin yöneticileri ‘uygun görüp, beni de listeye almışlar beklentisi’ ile de kesinlikle kişiselleştirmiyordum ! Aman yukarıdaki satırlara bu dar açıdan bakılmasın lütfen…
Esas olan « ben » değil, tüm kadınlardır !
Biziz…
Yıllardır partim için, kadınlar için, ülkemin yararına olacak şekilde, sorunların üstesinden gelmek için yaptığım çalışmalar, harcadığım zaman ve çabalar, maddî ve manevî özverilerin, beni meclise girmeye fazlasıyla hak sahibi kılmış bir CHP’li olsam da…

İçime başka nedenlerden dolayı burukluk çökmüştür !

– Kadın sorunlarının çözümü için sürekli düşünmüş, fikirler ve tedbirler üretmiş, herşeyden öncesi, hayata, kadının penceresinden, geniş açıdan bakmış siyasetçi kadınların hangi oranda ve sayıda meclise taşınıp, taşınamayacağından kaynaklanmaktadır, bu burukluk…
– Siyaseti, hem de, Türkiye gibi bir ülkenin koşullarını bırakın, çağdaş ülkelerdeki durumla da kıyaslayabilen, konuştuğunda boş atmayan, tartıştığında kısır çekişmelere kapılmak, egosunu tatmin etmek için değil, üretici tutum sergileyerek, düşüncelerini savunan kaç kadının, hangi oranda meclise taşınıp, taşınamayacağından kaynaklanmaktadır, bu burukluk…
– Sadece partisi içinde değil, aynı zamanda STK’lar ve doğrudan toplumun bizzat içinde varlık göstermiş, yaptığı çalışmaları ile kendini benimsetmiş ve partisini kadın oylarının da katkısı ile iktidara taşıyabilecek şekilde ürettiği fikirlerin, harcadığı emeğin hakkı PM tarafından verilerek meclise kaç kadının taşınıp, taşınamayacağından kaynaklanmaktadır, bu burukluk…

Burukluğun üzerine bina edildiği temel direkler, nedenlerdir bunlar…
Bir tür «Sac ayağı »…

Siyasetçi « iddia » sahibi olmalıdır.
İddia sahibi kadın ve erkek siyasetçiler meclise taşınmalı ve genel kurul çalışmalarına katılmalıdırlar.
Bunun yolu da lider kadrosunca açılmak zorundadır !

Oysa, karşımızdaki tablo farklıdır !
Tüm partilerin, bu yönde ve kararlılıkta davranmaları gerekirken ; yukarıdaki çizgilerinden taviz vermeyen kadınları liste dışı bırakmayı tercih etmişlerdir
Veya, seçilmeleri zor sıralara koymayı…

Laf olsun, sadece, ‘bakın biz ne kadar çok kadın adayla seçimlere gidiyoruz’ dedirtmek için mi acaba ?!

Seçmen önüne, oy toplayacaklarını sandıkları adayları ilk sıralara, seçilebilecekleri yerlere koyma anlayışının ülkemizde « gelenekselleştirilmiş » olmasından dolayı mı acaba ?!

Oysa, Avrupa’da, parti liderleri dahi, listelerde kendilerini alt sıralara koyarlar ki, sandıktan daha fazla oy çıkarabilsinler.
Bu cesareti çekinmeden gösterirler !
Çünkü üyesi olmak istediğimiz, katılım sürecinde ilerlediğimiz Avrupa Birliği’nde, parti için genelde toplanan oyların miktarı ve sonrasında da , listelerdeki diğer adaylara dağılımı önemlidir ve liste belirleme çalışmaları yapılırken de bu önemli husus dikkate alınır hep…
Partinin az oy topladığı bölgelerde, toplumda sevilen şahıslar liste başında veya ilk üç, beş, on sırada yer alırlar. Daha önceki seçimlerde o bölgeden kaç milletvekili, kaç yerel yönetici çıkardıklarından hareketle…
Güçlü oldukları bölgelerde ise, listelerindeki diğer adayların da, belki de ilk kez meclise, yerel yönetimlere girebilmelerinin yolunu açmak için de alt sıralara inerler ! Nasıl olsa daha fazla oy alacaklarından emin olduklarından ! Üstelik, listelerde yedeklere de şans tanımaya çaba gösterirler. İsveç’de, Belçika’da veya başka herhangi bir Avrupa ülkesinde, seçilen bir aday bakan olup hükümete girdiğinden veya bir başka önemli göreve getirildiğinden (Avrupa Birliği Komisyonu’nda komiserlik, diğer kurumlarda yöneticilik gibi) dolayı, ‘bakın yedeği milletvekili, senatör olmuştur’ diyebileceğimiz o kadar çok sayıda örnek mevcuttur ki !

Herşeye rağmen, ilk kez listelerde bu kadar çok kadına yer verilip, meclis yolunun açılmasını,
‘Türkiye Kadın Hareketi’nin bir zaferi olarak görmemek mümkün değildir !
Son dönemlerde yeniden bilinçlenen ve uyanışa geçen Anadolu Kadını’nın desteğini, kadın seçmenlerin oyunu çekebilmek için partilerde gözle görülür bir kıpırdanma olduğunu, bu yönde arayışlar içine girdiklerini görmezden gelemeyiz !


Yadsıyamayız !

Avrupa Birliği’nin % 30 ve kimi ülkelerdeki özellikle yeşiller gibi bir kadın, bir erkek eş başkanla yönetilen sol partilerde % 50’lere varan kadın kotasına uyum çabalarının da bu yeni kıpırdanış sürecinde rol oynadığına hiç kuşku yoktur !
Üstelik, Finlandiya’dan sonra, kadına siyasi haklar tanıyan ikinci ülke olduğumuz sanıyorum artık daha fazla hatırlanmaya başlanmıştır. Belçika gibi Avrupa Birliği’ne simgesel Başkentlik yapan ülkelerde dahi kadınlara seçme ve seçilme hakkının çok çok sonralarda tanındığı da unutulmamalıdır !

Bu konuda son bir söz:
Listeler hazirlanirken konusulanlara baktigimizda, daha cok “kadin” , “genç” ve “engelli” lerin listelerde yer almasi yönunde yukselen sesleri animsiyorum !
Ve sonra da çıkan sonuca bakıyorum !

Evet, ‘Bu Düzen Değişmelidir !’ kulağa hoş gelen bu güzel slogan özelliğini korumaya devam etmektedir, edecektir de !

Sürdürdüğümüz kampanyalara katılan, emek veren, kadının da hak ettiği yerlere yeniden gelmesi gerektiğine inanarak çaba gösteren bütün kadın ve erkeklere de teşekkür borçluyuz !

Evet, ‘Bu Düzen Değişmelidir !

Evet, mevcut düzeni değiştirme sürecindeki bu çalışma ve çabalarımız, yeni tecrübeler edinerek, belki de yaptığımız « acemilikler»in bilançosunu çıkararak, bir sonraki seçimlere daha güçlü hazırlanacağımız bir ilki oluşturmuştur ! Ve böylece son derece güçlü ve önemli bir adım atmış bulunuyoruz.

Şeytanın Bacağını Kırdık veya Kırmaya Başladık’ mı desek acaba ?

Yoksa, « kısır döngü »yü mü…

Hiç kuşkum yok ki ; bir sonraki seçimlerde partiler listelerinde daha fazla kadına ve seçilebilecekleri sıralarda yer vermek zorunda kalacaklardır ! Ve hatta yarışabilmek için, kendilerine de daha fazla çekidüzen vermeye çabalayacaklardır.

Elbette, 12 Haziran Seçimleri neticesinde Yüce Meclis’e girme hakkı elde edecek olan kadınların da 4 yıl boyunca yapacağı çalışmaların yanısıra, sergileyecekleri duruşla da doğrudan irtibatlıdır, taşıdığımız bu umut…
Geçmişte örneklerini gördüğümüz, yaşadığımız şekilde, dışarıdaki kadınları mahçup etmeyecek, güç durumlara sokmayacak ve herşeyden önemlisi, erkek seçmenlerin dahi desteğinin arttığı bir sırada, düş kırıklığı yaratmayacak « DİK » bir duruş…

Veya, böylesine olumsuz bir tablonun dışa yansıması, bir sonraki seçimde daha da güçlenmemizde rol oynayacaktır ! Meclise giren kadınların olası «başarısızlıklar»ı !
Partilerin yöneticilerinin karşısına dikilip, ‘işte seçtiğiniz ve listelerde yer verdiğiniz adaylar ve işte iddiacı, nasıl davranılacağını yaptığımız çalışmalarala daha önceleri kanıtlamamıza karşın geçen sefer dışarıda bırakmayı tercih ettiğiniz bizler !’ diyerek sesimiz daha da gür çıkacaktır !

Ama, şu veya bu şeklilde bu düzen eninde sonunda değişecektir !

Sevgiyle ve dostlukla kalın, her nerede yaşıyorsanız…

Ankara, 14 Nisan 2011

Elektronik posta adresim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s