CHP Kadın Kurultayı arifesinde, oyunuzu İstiyorum !

Standard


Çünkü, ben her adaydan daha iyiyim…

©Nazmiye Halvaşi

Gece yolculuklarını sevmiyorum !

Seyahat ederken uyumakta zorlandığımdan dolayı olmalı…

Yoksa, geçtiğim heryeri görmek, hafızama kaydetmek için mi ?

Gecenin karanlığında, görülebilenleri elbette…

Her seyahatimde ; ilgimi çeken ve ‘burası bir doğa harikası, daha güzeli olmamalı’ desem de, daha da güzellerinin mevcut olduğunu ve ‘acaba ne zaman rastlarım da bu tür muhteşem tabloları görüp, aç gözlerimi doyururum ?’ tatminsizliğini hissederim, bekler dururum başka seyahatleri…

Gecenin şafakla kavuşma sancıları çektiği saatlerdeyiz. Yolu da iki saat uzatmışız, farkında bile değilim. Muavin, iki yolcu için komşu kente uğramak zorunda kaldıklarını söylediğinde, şaşmış kalmıştım. İki saat iki saatti benim gibi durmadan koşuşturanlar için… Demek ki, varış saatine iki yolcu daha kazanmak uğruna iki saat kaybederek riayet etmeyen, ciddiyetten uzak bir firma seçmişim !

Ama kabahat bende değil ki ! Tatilcilerin akın ettiği ve sabah erkenden orada olmam gereken Antalya’ya ne uçaklarda yer vardı, ne de ciddiyeti ile tanınan bir firmanın otobüsünde.

O cumartesi sabahında ben Antalya’ya varmış olmalıydım. Sevgiliye bir an önce kavuşmanın heyecanı içindeki bir ruh haliyle…

Karşılamaya gelenleri iki saat fazlasından otogarda bekletecektim. Oysa, ‘sabah yedide oradayım’ demiştim.

Son derece mahçuptum, ama yapabileceğim bir şey yoktu. Cepten durumu anlatan ve özür dileyen bir mesaj göndermekten öteye…

Önemi yok, biz bekleriz…’

Samimiyetlerini onca mesafeden, cep aracılığıyla hissettiren bir yanıt !

İlk kez karşılaşacağım bu iki kadınla nasıl oldu da bu kadar içten kucaklaşıverdik !

Mükellef bir kahvaltı sofrasında buluyorum kendimi. Ev yapımı çeşit çeşit reçeller, farklı soslanmış zeytinler ve mis gibi kokan taze çay, önümde sanki « saldırmamı » bekliyor.

Hiç tanımadıkları bir kadın için özenle hazırlanmış bir  kahvaltı masası…

Sonra, Kongre için toplanmış kadınların arasında buluyorum birden kendimi… Ne kadar da özlemişim bu atmosferi, seçilebilmek için yarışanların tatlı heyecanını içimde hissetmeyi.

Salonu dolduran rengarenk kadınların çeşitliliğini, şölenlerini !

Başkan kongreyi açtı. Sunulan önergeyi oylamaya sundu ve divan oluşturuldu. Bir tiyatro sahnesi yüksekliğindeki divanda yerime geçme zamanı gelmişti artık…

Uzun yıllar önce iki yıl süreyle yaşadığım bu güzel kenti, şimdilerde tanımada zorluk çeksem de, burada bulunmak hoş bir duygu. Dahası, Antalya’nın dört bir yanından gelmiş kadınların ışıltısının etkisi altındayım. Sahne ışıkları gibi aydınlatıyorlar insanı. Heyecan dolu kıpırdanmalar benim heyecanımı da artırıyor.

Oysa onlar, benim aile bireylerim değiller mi ? Birer birer simalarını belleğime kaydetmeye çalışırken, iki saat fazladan otogarda beklemeden rahatsızlık duymayan, benim için özenle kahvaltı sofrası hazırlayanlar değiller mi önümdekiler !

Üstelik hiç tanımadıkları ve ilk kez karşılaşacakları aileden birisi için…

Gönüllülük sevgisi, siyasete rağmen dostluk ve arkadaşlık değerlerini korumak işte bu olmalı !

Salon, kızkardeşim, ablam, kızlarım ile dopdolu âdeta…

Heyecanımı dizginliyor, hislerimi, sevgi ile bezenmiş sözcüklere yansıtıp, sarmalıyorum onları.

Kadınlar, kadınlarımız, Antalyadakiler, CHP’yi seçmiş gönüllüler kongrelerini yapıyorlar bugün… Görevim, onlara eşit ve adil bir kongre olanağı, adaylara sorunsuz bir seçim sonunda seçilebilme şansı sunmakla sınırlı olsa da, bu havayı yıllardır ciğerlerine doldurmuş benim gibi biri için anlatılması zor bir duygu !

Onların görevi mi ?

Konuşmak, dinlemek, dokunmak birbirlerinin yüreğine, ve de ellerini diğerlerininkiler ile kenetlemek.

Salonda sayıları az da olsa, seçilerek davet edildikleri anlaşılan erkekler de var. Kongre süresince erkeklerin müdahale etmelerine izin verilmeyeceğinin de bilincindeler. Üstelik, kadınların kongresine gecikmeli de gelmişlerdi. Bir an, kadın kadına kalmıştık salonda ! Oysa, erkeklerin düzeyli varlığı da bu tür atmosferin bir parçası değil mi ? Olması gerekmiyor mu ?

Yarışan iki kadın var ve her birinin de onlarca yandaşı/taraftarı…

Daha tecrübeli olduğunu kanıtlamak, salonda oy kullanacakları ikna etmek ve en iyi adayın sen olduğunu gösterebilmek için davranın, demiştim kongrenin en başında…

Beni kırmak istememiş olmalılar ki ( ! ) öyle de yaptılar. Biri diğerini ne karaladı konuşmasında ne de sert sözlerle eleştirdi. Dedikodunun izi bile yoktu. Kürsüde, sadece ve sadece siyaset konuştular, salonu dolduran Antalya’nın beldelerinden, merkezinden ücra köşelerinden gelen hemcinslerine…

Onlar da artık, daha fazla sayımızı artırmak, tek bir kadın da olsa, ona sahiplenmek gerektiğinin ve de gelecek seçimlerde kaybetmek gibi bir lüksümüzün olmadığının bilincindeydiler.

Sandığa girdi oylar, sandıktan çıktılar yeniden… Gerçek bir seçim yaptık. « Sahne almış » bizler, oyları birer birer sayarken, salondakiler nefeslerini tutmuş hem bizi izliyorlar hem de çıkacak sonucu sabırsızlıkla bekliyorlar.

Seçimde yarışan iki aday mı ? İkisi de mutlu! Zira, son derece adil bir seçim yapılmıştı. Diğeri kaybetse de, tüm olgunluğuyla sonucu karşılayıp, seçileni kutlamaya ve kadınların, CHP’nin daha da ilerilere götürülmesi için destek vermeye, birlikte çalışmaya hazır olduğunu iletmek sabırsızlığı içindeydi.

Zaten öyle de oldu !

Bu durum da, benim heyecanlı saatlerimin yerini mutluluk duygusuna terketmekle neticelendi !

Lara’da, akşam yemeği için yeniden buluştuğumuzda, günün heyecanı ve keyfini paylaşıyorduk âdeta…

En ufak bir yorgunlu bile hissetmeden…

Çünkü salonda, arkamızda, küsmüş, kızmış, « intikam »ını nasıl alacağını hesaplamaya hemen başlamış « kötü » bir partili kadın partili bırakmamıştık. Salondan, birbirinden değerli iki kadın çıkmıştı, el ele, kolkola, omuz omuza…

Görevi teslim alan, daha iyi olduğuna, kendisini desteklemeyenleri bile ikna etmesini başarmış olandı.

İşte buydu görmek istediğim kadın portresi.

Kurultay, kongre manzarası…

Tıpkı İsveç’teki gibi, gelişmiş her ülkedeki gibi…

Gurur duymamak mümkün mü ? Zerafet dolu bir kongre yapmıştık. Dışarıdaki örnekleri sunarak aynı duyguyu yaşamalarında katkıda bulunmuştum, üstelik…

Duyarlı söylemlerimle !

Muğlalı, İzmitli kadınların kongreleri de parti tarihinin sayfalarına birer emsal olarak geçmelidir, diyorum.

İşte, yarın aynı zerafet, nezaket dolu, birbirine saygıda kusur etmeyi bırakın, tam tersine tek vücut olmaya hazır kadınlarla Büyük Kurultay’a gidiyoruz !

Ekseriyeti oluşturmaları umut ve dileğiyle…

Tabloya baktığımda, üç adayın yarışacağını görüyorum. Üç değerli, yürekli, heyecan dolu kadın aday ve destekleyen, yola birlikte çıkan arkadaşları dolduracak Kurultay salonunu.

Adaylar, sosyal medyanın sınır tanımayan olanaklarını kullanarak, kendilerini tanıtmaya son dakikaya kadar devam edecekler.

Hissediyorum !

Yarın bir demokrasi şöleninin heyecanını tüm Türkiye kadınları için tadacağız. Kimileri belki de ilk kez bir kurultayda oy kullanacaklar. İçleri kıpır kıpır ediyor olmalı…

Seçilmeyi bekleyenler de mutlaka !

Çünkü, bir adayın neler hissettiğini en iyi bilenlerdenim. Kurultay sonuna doğru, sandıklar açılmaya, oylar sayılmaya başlayana kadar o heyecan, sabırsızlık, seçilirsem öncelikle ne demeliyim, hangi hususlara ağırlık vermeliyim düşünceleri ile dolu bekleyiş anları.

Oy verme işlemi tamamlanmış, sayılmaya ve sonuca yaklaşıldığı sinyalleri gelmeye başlandığında, bir umutsuzluk çökmüştür üzerine. Ne kadar zaman boyunca bu umutsuzluğu yaşadığının farkında bile değilsindir. Saat tutacak halin yok ya !

Suskunluğun, yüreğini esir aldığı o kahrolası süreç !

Sonunda mı ?

İki türlü gerçeğe dönüş vardır :

Neticeyi senden daha fazla sabırsızlıkla bekleyen taraftarlarının sevinç çığlıklarını bile duyamaz olmuşsundur ! Koşanlar, seni kucaklamak, elini sıkmak, yanaklarından öpmek, başarılar dilemek için geldiklerinde uyanırsın o içine düştüğün ruhsal çöküşten.

Veya,

Kaybetmişsindir ama her nedense bir tür huzurun yanısıra, derin bir hüzün de hissedersin içinde !

Hüzün, kaybetmenin sonucudur ; huzur ise, senden daha iyi olan adayın seçildiğini anlamış olmanın duygusu.

Bu tür heyecan içinde, dürüst, eksiksiz, eşit ve adil bir kurultaya hazırlanan aday ve delegeleri anlıyorum.

Anlamakta asıl güçlük çektiklerim ise ; kraldan daha çok kralcı olanlar…

Bunlar, « en iyi benim » diyerek, söylem ve programlarıyla delegeyi ikna etmek yerine, kazanabilmek için her yolu denerler !

© photocredit

Diğer adaylara her türlü saldırı, çirkinlik, çirkeflik gırla gider. Bir boğazlamaya kalkmadığı kalmıştır ! Üstelik « arkası » güçlü olmanın, sınırsız « olanak, hak ve özgürlük » de cabası…

Az mı yaşadım o anları, az mı çektim bu tür, kadın delegenin değil « lider »in etkilediği seçimlerin acısını.

Adaylardan sadece ve sadece hem kadınlar hem de CHP’nin yükselişi için kazanması gerektiğine inanmak ve dinlediklerinden diğer adayların taraftarı da olsa, ikileme düşmeksizin, hakkedene oy verme kararı almak ?

Nasıl yansıtabilirim – katıldığım kent kongrelerinde emsal oluşturan – bu anlayışı, Kurultayın tüm delegelerine ?

Çünkü, son haftalarda ; heyecanlı, keyifli ve herşeyden önemlisi sizlere, birbirlerine sevgi dolu bakışlarla bakan, birbirinden « güzel » kadınları gözlemledim.

« Kötüler »inin olmadığı veya « sinmek » zorunluğu hissettiği kongrelerde…

Acaba yarın, yine bu sonuncular mı galip ayrılacak Kurultay salonundan ?

Yaptıkları sahte « show »ların ne derece etkili olduğunun sevinciyle…

Bizleri hüzün içinde bırakıp, umutlarımızı bir sonraki yarışa bağlayan bir ruh haline sürükleyerek ?

Oysa, artık değişim zamanı gelip, çatmadı mı ?!

Antalya, Muğla, İzmit ve emsal teşkil eden diğer kongrelerin atmosferini Genel Kurultay’a yansıtmak, bu kadar zor mu ?

Etik davranıştan, çağdaş değer ve anlayıştan, sevgiden, arkadaşlık-dostluk ilkelerinden uzaklaşmadan ; mutlu olun, mutlu kalın…

Her nerede yaşıyorsanız.

7 Temmuz, 2012 /Ankara

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s