Barış için adımlamak istiyorum dünyayı !

Standard


Ama Hangi Barış ?

©Nazmiye Halvaşi

Başkası için atılacak adımlara karar vermek o kadar çok kolaydır ki !


Elbette, yüreğinde insana, insanlığa dair çok güçlü duygulara yer vermiş, büyük bir titizlikle ektiği o değerleri yaşamı boyunca benimsemiş, korumuşsa, kişi…


Başkaları için kilometreleri aşar insan, içinden fışkırma sınırını aşan bir isyan varsa o yüreğe sahip insan !


Yürüdüm.


Biliyorum…


Bu yüzden, bir başkası veya başkaları için hayatını ortaya koyup, yürüyen insanı anlamam hiç de zor değildir benim için !


10 yıl geçti üzerinden. Ankara-İstanbul arası yürüyeli…


Kişinin amacının nasıl içselleşmiş olduğunu, yakıcı bir istekle bunu yapmayı istedikten sonra son kararını verip, yola koyulduğunun gerekçelerini algılamanız kolay olmasa gerek !


Kolaylaştırmaya çalışacağım…


Üstelik, bugün « Dünya Barış Günü » değil mi ?


Ülkemin, dünya barışını tehdit ettiği şimdilerden, 10 yıl öncesine ayarladım, zaman saatimi…


31 Mart 2008 tarihindeki bir olayı anımsayanlarınız var mı ?


Hayır, bu tarihimize ’31 Mart Vakası/İsyanı’ diye geçen 1909’daki ayaklanmanın 99. yılını anımsatma amacı gütmüyordu !


Pippa Bacca adı sizlerde bir şeyler çağrıştırdı mı ?


Pippa, bir italyan kadını…


9 Aralık 1974 tarihinde doğmuş bir performans sanatçısı.


Ülkesinde, hiç de şikâyetçi olmayacağı güzel bir hayatı var.


Ancak…


Onu, bir uzun yürüyüşe itecek büyüklükte aklı, bilinci ve  azmi de var !



Yarım kalan bir mücadele olsa da…


Peki, yerkürede kaç sanatçı vardır, Pippa gibi olabilen ?


Sanatçı diyorsam, o renkli sayfalardan, sosyal medyadan inmemek için her « olanak »ı kullananlardan söz etmiyorum !


Pippa (Giuseppina Pasqualino di Marineo) gibi olanların sayısı bir elin parmakları kadar olmalı. Hadi zorlayalım, iki katı…


O, gönenç düzeyi yüksek yaşamında, dünyamızın giderek kaybetmeye başladığı ‘Barış’a duyulan yokluk duygusuna dikkatlerimizi çekmek için, çıkmıştı yola, İtalya’dan…


2008 yılının Nisan ayı başında, ‘Pippa Kayboldu !’ haberleri sayesinde tanıyabildik.


Nerede mi kayboldu Pippa ?


Ülkemizde, Türkiye’mizde…


Her insan hata yapar ergeç, yaşamında !


Ama, onun Kocaeli Bayrampaşa kavşağında yaptığı hata, yaşamının sonu oldu.


Bu ‘barış yolcusu’nu Türkiye yollarını aşarken, ölüme götürdü.


31 Mart nedense uğursuz bir tarih !


Pippa için de…


Pippa’ya önce tecavüz ettiler, sonra da boğdular ve bir köşeye atıverdiler !


Kimler ?


İnsanlığın, « i »sinden yoksun ama ortalıklarda, insan diye dolaşanlar !


Bizden ( ! ) olanlar…


Pippa’nın cansız bedenini, ‘Barış’ duyarlılığını aşılama amaç ve azmi ile yola çıktığı ülkesine, İtalya’ya yolcu ederken, bizleri kahreden, utanç girdabına sürükleyenler…


Diyecekleriniz olacaktır ki ; bir kadına tecavüz edilmesi, hatta öldürülmesi ne ilk ne de son ki, ülkemizde !


Hatta dünyamızda…


Ama, Pippa vahşeti farklıydı. Çünkü, onunla birlikte barışa da tecavüz edilmişti !


Üstelik, barışı sadece savaşan iki ülke arasında varılan uzlaşma olarak görüp, farklı cinsler arasında da tesis edilmesi gerektiğini unutanlar tarafından.


Pippa’yı herhalde benden daha iyi anlayan sayısı çok azdır !


Dünyanın bir başka köşesinde, kara Afrika’da dili, rengi, milliyeti farklı bir kadın, Amina Lawal için yürümüştüm.


Başına gelenleri protesto etmek için !


500 km…


Lawal’in taşlanarak öldürüleceği (recm) haberini okuduğum an, kalbime ok gibi bir şey saplanıverdi. Üstelik, özel hayatımın acıyla kesintiye uğradığı günlere denk gelmişti. Bir taraftan kendimi, yeniden yaşama dönüş yollarını bulmaya zorluyorum ; diğer taraftan da yaşamdan zorla koparılmak istenen bir kadının nasıl kurtarılabileceği sorusuna çılgınca yanıt arıyorum.


O günlerde farkettim ki ; önemli olan bir kadını yeniden hayata döndürebilmektir !


Aslolan…


Ve, başladım yürümeye !


Etap, etap…


Ankara, Kazan, Kızılcahamam…


Gebze, İstanbul ve son durak Taksim Meydanı !


Bir yaşam kurtarma yürüyüşü…


Asya’dan Avrupa’ya, Lawal’in başına gelenler için içinde insanlık ruhu taşıyanları duyarlaştırma adımları…


Günlerce süren !


Bir kıtadan, diğer kıtaya ve bambaşka bir kıtada yaşayan bir kadın için…


Son durağıma vardığımda, sadece kendimle gurur duymakla kalmadım ; aynı zamanda kendimin de yeniden döndüğünü farkettim, yaşama…


25 yıllık sevgili eşimin vakitsiz ölümü ile yüreğime çöreklenen ayrılığını acısını elbette değil tek bir yürüyüşle söküp atmak, hiç bir şekilde yok etmek, asla mümkün değildir.


Ama onu orada yaşatırken, yaşamayı da öğrendim yeniden…


Barış için arşınladığım o yolda, dağ başlarında akan gözyaşlarımla, bir tür yüreğimdeki zehirden de arındırmış oldum kendimi.


Gün be gün beni öldüren o sinsi virüsten…


Ülkemde hergün, katledilen Ayşelerin, Fatmaların sesi olurken.


Amina Lawal’i öldüremezsiniz !’ diye sağa sola haykırırken.


Sonunda, Amina Lawal kurtuldu.


Onunla birlikte ben de…


Ama…


Kadınlarımız öldürülmeye devam ediliyorlar ülkemde.


Pippa gibi insanlık dışı bir tecavüz sonucu ; toplanıp, başka kararlar alacağı yerde, « namus »unu kurtarmak için infazının kararlaştırıldığı, « cellât »lığının da oğullarına, öz kardeşine verip, katlettiren aile meclisince ( ! ) veya sudan sebeplerden yaşamdan ellerini, ayaklarını çektirenler gibi…


Suriye gibi bile bile savaşın tetiklendiği ülkelerdeki kadınların bebeklerini koruyabilmek için üzerlerine kapanıp, kara yazgılarına sığınıp, birlikte ölüm yoluna çıktıkları gibi.


Yanıbaşımızda, komşumuzda, « kardeş » dediğimiz, yöneticilerimizin geçmiş yıllarda kollarına alıp, kucakladıkları liderlerin topraklarında !


Kadınlar ölmeye devam ediyor.


Çocuklar ölmeye devam ediyor.


Gençler, yaşlılar hiç bir fark gözetilmeksizin ölmeye devam ediyor.


Yetmiyormuş gibi kediler, köpekler, kuşlar ve genelde Doğa Anamız ölmeye devam ediyor.


Dünya Barış Günü mü ?


Nedir o !


Elimize, Diyojen gibi bir fener alıp, aramaya mı çıksak yoksa ?


Bulursak da, Arşimet gibi ‘Eureka’ diye mi bağırsak ?


Barış mı ?


Devletler arasında mı !


Kadın-Erkek arasında mı !


Zengin-Fakir arasında mı !


Devlet-Millet-Yurttaş arasında mı ?


Hangi barış ?


Uludere’de doğan bir çocuğa barışı nasıl anlatabiliriz ki !


Bugün yeni bir yürüyüş başladı.


Yurdum basını bakalım ne kadar haber yapacak, bekleyip görelim.


Can Dündar yazmış köşesinde.


Mehveş Evin gibi…


Uludere’den yola çıkmış !


Kim ?


Halil Savda !


Nereye gidiyormuş ?


Ankara’ya, milletin temsilcilerinin « mabedi »ne, TBMM’ye…


İş istemek için mi ?


Hayır, barış « dilenmek » amacıyla…


Barışın yolunu çizecek adımlarıyla…


40 gün boyunca !


Deli mi ne, başka işi gücü yok muymuş ? Yoksa fazla kilolarını atmak mı istiyor !


İçimde fırtınalar koparan haberini okuduğumda, bugün orada, o başlangıç noktasında, yanında olamadığıma üzüldüm sadece.


Ben de atmak isterim, barış için adımlar…


Daha güçlü çıksın diye Halil’in sesi.


Çığlığa dönüştürsek, duyar mı acaba sağır kulaklar !


BİZ BARIŞ İSTİYORUZ…


ÜLKEMİZ İÇİN…


DÜNYAMIZ İÇİN…


Başkası için atılacak adımlara karar vermek çok kolaydır demiştim yukarıda. Yüreğinde insana dair çok güçlü duygular beslemişler için…


Başkaları için yürür insan, güçlü bir başkaldırı varsa yüreğinde, haksızlığa dair !


Yürüdüm, biliyorum…


Amina Lawal yaşıyor.


O, bir deniz yıldızıdır.


Can çekişirken, hayata döndürülen bir deniz yıldızı !


Aynı amaç ve hedef olan barış için yollarda hunharca katledilen Pippa Bacca, utancını ve davasını bize miras bıraktı.



© photocredit

Halil Savda yürümeye başladı…


Barış istiyorum’ haykırışlarıyla…


Uludere’den, Ankara’ya…


Uludere utancını sırtına yükleyerek !


Bugün Dünya Barış Günü(ymuş !).


Cılız değil aslında barış istekleri ama bastırılmakta !


Haykırmamız gerek.


Yüksek sesle, hep birlikte…


BARIŞ İSTİYORU(Z)M…


BARIŞ İSTİYORU(Z)M…


BARIŞ İSTİYORU(Z)M…


Mutlu olun, mutlu kalın.


Varsa yüreciğinizde bir isyan, bastırmaya kalkmayın !


Barış için sessiz kalmayın…


Her nerede yaşıyorsanız.


1 Eylül 2012/Ankara

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s