Başkanlığa Talip Olmak İçin, Nereden Buldun Bu Datça’yı ?!

Standard

Elimle koymuş gibi buldum

nh1

Ankara trekking grubumuzun üyesi arkadaşımız Nazmiye Halvaşi’nin afişleri gözüme takıldı. “Bahane Değil İş üretirim” sloganıyla Datça Belediye Başkanlığı’na aday olmuş. Bir doğa sporcusunun böyle özel bir bölgede ilginç projeleri olmalıydı. Hemen kendisini aradım ve Datça için yapılanların üzerine neler koyabileceğini öğrenmek istedim. Kargı koyundaki kahvaltı boyunca, limana bakan binaların görünümünden, kendi elektriklerini üretmeye kadar bir dizi proje sıraladı.

***

Antik Karia yolunda yürüyüş zamanı

Dünyada oksijen yönünden ilk üçe giren Datça, tarihi ve doğasıyla gelenleri ilk görüşte kendine hayran bırakıyor… Şairlere ilham kaynağı olan yarımadada bir antik yürüyüş yolu da bulunuyor

selami_kalay

© SELAMİ KALAY

Datça, tarih öncesi korsanların uğrak yeriymiş. Bir dönem korsanlar cüzam hastalığına yakalanmışlar ve hastalarını buraya bırakmışlar. Daha sonraki gelişlerinde hastaların iyileştiğini görüp şaşırmışlar. Yarımada o günden bu yana bütün hastaların şifa kaynağı olarak bilinmiş. Antik başkent Knidos’un simgeleri olan Afrodit ve Aslan heykelleri yok olmuş ama doğası olduğu gibi duruyor. Dünyada oksijen yönünden ilk üçe giren bir yer. Can Yücel (Can Baba) “Sorulu Cevaplı” şiirinde bakın ne diyor;

Nereden buldun bu Datça’yı
“Elimle koymuş gibi buldum”

Datça yarımadası, Ege ve Akdeniz’in birleşme noktası olması nedeniyle çoğu endemik bitki, ağaç ve yaban hayatı açısından son derece zengin bir bölge. Marmaris’ten itibaren 70 km. uzunluğundaki, 1997 yılından itibaren Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen yarımadanın her koyu kendine özgü bitki ve hayvan türlerini barındırabiliyor. Örneğin İnbükü koyunda Sakızlık delicesi (Yerel ismi Dat, sakız ağaçları buna aşılanıyor), yaban mersini, sandal, defne, meşe, sığla (günlük), kesme ağacı, çıtır meşe, kızılçam, keçiboynuzu (harnup), yabani asma (deli asma), Kıbrıs akasyası, yabani çilek ağacı ve yabani sümbül, pamuklan gibi onlarca endemik tür bir arada doğal botanik park oluşturmuşlar. Aynı zamanda ayı, domuz, tilki, keklik, kızıl şahin, doğan ve kartalın birkaç türü, baykuş, martı, sincap, kuzgun, alakarga, serçe türleri, kışın bülbül, karatavuk, çulluk, yabani güvercin gibi hayvanların doğal yaşam alanı. Marmaris ve Datça’da yaban keçisi koruma alanları bulunuyor.

nh2

Antik dönemde Karia bölgesi sınırları içerisinde kalan yarımadanın tarihi yürüyüş yolları işaretlenmiş. Yıl boyu doğa yürüyüşleri yapılabiliyor. Datça sevdalısı Muzaffer Özgen, Gökova ve Hisarönü körfezi manzaralı parkurları şöyle sıralamış;
Eski Datça- Domuzçukuru (14 Km)
Domuzçukuru- Palamutbükü (17 Km)
Palamutbükü- Knidos (18 Km)
Knidos- Değirmenbükü- Murdala- Mersincik (19 Km)
Mersincik- Körmen (Karaköy) (19 Km)
Karaköy- Kızlan- Emecik (26 Km)
Emecik- Çakal (16 Km)
Çakal- Balıkaşıran- Bördübet (22 Km)

BALIKAŞIRAN

1378634_380075032123651_233304129_n

Datça yarımadasının en dar yeri 800 metre. Sağ tarafınızda Ege Denizi, sol tarafınızda Akdeniz. Gökova ve Hisarönü körfezlerinin birbirlerine en yakın olduğu bu noktanın adı Balıkaşıran. Heredot’a göre Pers ordusunun yaklaştığını haber alan Knidoslular, Balıkaşıran’ı kazarak yarımadayı adaya dönüştürmek istemişler. Ancak kazmayı her vuruşlarında, sert kayalardan fırlayan taşlar birçoğunun yaralanmasına sebep olmuş. Bunun üzerine danıştıkları Delphoi Tapınağı kahinleri “Zeus isteseydi burayı zaten ada olarak yaratırdı” diyerek işi bırakmalarını söylemişler. Buranın bir diğer adı da “Kayıkaşıran”. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’e göre; Eski dönemlerde Datçalı balıkçılar korsanlardan kaçmak için, kayıklarını sırtlayıp bir denizden ötekine taşırmış. Birçokları için yarımadanın bu çetin coğrafyasını aşmayı göze alabilmek kolay olmamış uzun yıllar. Datça’ya gidebilen ilk motorlu aracın, 1936 yılında Marmarisli Kadir Efendi’nin Jipi olduğunu, Hisarönü köyünden 93 yaşındaki Mehmet Ergün’den öğreniyorum. Bugün Datça’ya ulaşım, asfalt yollar sayesinde oldukça kolay.

ULUSLARARASI DOĞA KAMPI

1376460_603055386424977_1952882477_n

Bördübet yol ayrımındaki Değirmenyanı’ndan itibaren Hisarönü, Çubucak, İnbükü, Ak-Tur, Soğuksu, Balıkaşıran, Adaburnu, Karaincir, Apollon Tapınağı gibi tarihi ve doğal güzellikler arasında ilerlerken, Ankara trekking grubumuzun üyesi arkadaşımız Nazmiye Halvaşi’nin afişleri gözüme takıldı. “Bahane Değil İş üretirim” sloganıyla Datça Belediye Başkanlığı’na aday olmuş. Bir doğa sporcusunun böyle özel bir bölgede ilginç projeleri olmalıydı. Hemen kendisini aradım ve Datça için yapılanların üzerine neler koyabileceğini öğrenmek istedim. Kargı koyundaki kahvaltı boyunca, limana bakan binaların görünümünden, kendi elektriklerini üretmeye kadar bir dizi proje sıraladı. Datça’da yaşayanları evlerinde, sitelerinde, işyerlerinde ziyaret ederek öneri ve istekleri doğrultusunda yenilerini hazırladıklarını anlattı. Kızlan sahil bölgesi için, konusunda uzman ekibiyle hazırladığı turizm projesinin doğayla uyumuyla örnek olacağını da ekledi. Beni en çok sevindiren projesi, yerli yabancı doğa sporcularının 12 ay boyunca yararlanabilecekleri uluslararası bir kamp alanıydı. Burada sporcular çadırlarıyla ücretsiz konaklayabilecek, kulüpler eğitim faaliyetlerini sürdürebileceklerdi. Bal- balık- badem ve çeşitli otlardan hazırlanmış yemekleriyle ünlü Datça için Şair
Can Yücel’in yazdıkları geldi aklıma;

Datça olacak Datça
Kadınların yarımadası
Boşuna değil o dediğim
Burası Afrodisya
Ve gördüğüm bütün her şey
Sevda, aşk ve tazelik
Ve zeytinlerden ve yaşamaktan başka
Bir şeyleri olmayanların yeri
Burası Datça

1233575_584553898275126_1104886802_n

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s