Siyasette dolu dolu bir yaşam – 2 : Nazmiye Halvaşi Farklılığı.

Standard

Siyasetin Yakın Tarihi-1

2755

Gölbaşı siyasetinin yakın tarihini, bir çoğu hala siyasete devam etmekte olan önemli siyasetçilerin Belediye Başkanlığı için mücadele ettiği 1999 yılından itibaren değerlendirmek istiyorum. Zira, bu dönemden önce ilçemizde siyaset yapan bir çok isim ya Hak’kın rahmetine kavuşmuş ya da siyasetten kopmuş olup, bu tarihlerde siyasi arenada boy gösteren isimlerin çoğu, belki de son demlerini yaşasa da hala aktif olarak siyasetin içinde yer almaya çalışıyor.

Genel ve yerel seçimlerin bir arada yapıldığı 1999 yılı, Gölbaşı yerel siyaseti için adeta bir devrim niteliği taşımaktadır… Bu gün hala siyasetin içinde olan bir çok isim o tarihte, çeşitli partilerden belediye başkan adaylığına soyunarak, ilçemize çok hararetli bir seçim atmosferi yaşatmışlardır.

Halvaşi farkı-21.9.2000-Göl Haber

Adaylar yıllarını siyasete vermiş ve hala bir çoğu siyasi mücadelelerini sürdüren ağır toplardı. Mümtaz Sarıtaş’lar, N.Kemal Doğan’lar, A. Nasır Haşlak’lar, Mehmet Atak’lar, Cevdet Kara’lar, Ahmet Çavdar’lar, Nazmiye Halvaşi’ler, Necati Koçak’lar… Kimler yoktu ki bu hararetli seçim ortamında.

Ahmet Çavdar, o dönem iktidar olan DSP’de Ankara 4. Sıra milletvekili adayı olarak gösterilmesine karşın dosyasını geri çekerek başkanlığa soyunurken, DYP’nin adayı kazanmasına kesin gözü ile bakılan N. Kemal Doğan, ANAP’ın adayı N.Kemal Doğan’ı en çok zorlayacak isim olarak görünen Mehmet Atak, CHP’nin adayı mütevazi kişiliği ve başarılı yönetimi ile anılan belediye eski başkanı Erdal Eren yerine, yıllarını CHP’ye vermiş bayan siyasetçi Nazmiye Halvaşi olurken MHP de ise sürpriz bir isim ortaya çıkmıştı. Herkes MHP adayı olarak Necati Koçak’ı beklerken, MHP stratejik bir karar alarak halk arasında çok sevilen ve 7’den 70’e herkesin yakından tanıdığı Dr. Cevdet Kara’yı aday olarak sunmuş, bu süreçte sessizliğini koruyan postmodern darbe mağduru Fazilet Partisi ise aday olarak A.Nasır Haşlak’ı göstermişti.

Seçim atmosferinde dengeler yavaş yavaş belirmeye ve seçim heyecanı ilçemizi sarmaya başlarken halk arasında ‘şemsiye partisi’ olarak bilinen DTP adayı olarak belediye eski başkanlarından Mümtaz Sarıtaş’ın, arenaya inmesi ile süreç tamamen değişmişti.

DYP, ANAP, MHP, CHP, DSP, DTP ve FP arasında devam eden kıyasıya yarış halk tarafından da ilgiyle takip edilirken, yarışın neticesi merakla bekleniyordu.

O yıllarda ben de, ailemin durumu itibariyle Fethi Odabaşı başkanlığındaki Gölbaşı Ülkü Ocakları mensubu bir genç olarak seçim çalışmalarında bizzat yer alıyordum.

Seçim sürecinde hafızalarımızda hala yer tutan Sayın Sarıtaş’ın mitingleri, Sayın Atak’ın proje ve gösterileri, Sayın Doğan’ın yaptığı toplantılar ve ürettiği projeler, Sayın Koçak’ın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen MHP’nin gövde gösterileri, bu arada diğerlerine göre daha sessiz ama derinden ilerleyen Sayın Haşlak’ın seçim çalışmaları ve CHP’nin Sayın Halvaşi farkıyla izlediği stratejik faaliyetlerle Gölbaşı siyaseti giderek kızışıyordu.

Bütün halk seçim sonuçlarını merakla bekliyor, yeni başkanın Doğan mı, Atak mı, yoksa 10 yıl aradan sonra sahneye çıkan Sarıtaş mı olacağı hakkında yüksek tansiyonlu tartışmalar ve yorumlar yapılırken, çoğu kimse karşılaşacağı büyük sürprizin farkında bile değildi.

Beklenen gün nihayet geldi, çattı. Seçim gününde oy kullanılan okullar sabahın erken saatlerinden itibaren tıka basa dolmuştu. Oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından oylar sayılırken merakla beklenen sonuç yavaş yavaş belli oluyordu.

Seçimin en büyük kayba uğrayan isim hiç kuşku yok ki, Ahmet Çavdar olmuştu. Zira, genel seçimleri Karaoğlan lakaplı rahmetli başbakan Bülent Ecevit kazanırken, Ankara milletvekili olma hakkından feragat ederek, yerel siyasete soyunan Çavdar, belediye başkan adayı olarak beklediği desteği bulamamış, seçimi kaybetmişti.

Seçimin favorisi olarak görülen N.Kemal Doğan ve Mehmet Atak ile beraber A.Nasır Haşlak ve Nazmiye Halvaşi de sandıktan çıkmayı başaramamıştı.

1979-1989 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve 99 yerel seçimlerine 45 gün kala tekrar aday olan Mümtaz Sarıtaş da 2000 civarında oy alarak seçimi kaybederken, Gölbaşı halkına ve siyasilere büyük bir sürpriz yaşatacak olan sonucu belirlemiş oluyordu.

Evet, sandıktan çıkan oylara göre seçimin galibi ve Gölbaşı’nın yeni Belediye Başkanı MHP’li Dr.Cevdet Kara’ydı…

Seçim süreci ve sonuçları analiz edildiğinde, bu büyük yarışta sonucu belirleyen 2 önemli etken vardı. Bunlardan birisi seçime giren Mümtaz Sarıtaş’ın, seçimin favorisi olarak görülen N.Kemal Doğan’ın hitap ettiği seçmen kitlesinden 2000 oy almasıydı. Sarıtaş’ın aldığı oy sayısı seçimi kazanmasına yeterli olmadığı gibi, N.Kemal Doğan’ın da belediye başkanlığını kaybetmesine sebep olmuştu. Diğer önemli etken ise Milliyetçi Hareket Partisi’nin aday isminde doğru tercihi yapması ve Necati Koçak’ın organize ettiği büyük gençlik hareketi yani ülkü ocağının etkisiydi.

MHP’nin kısıtlı imkanlarına rağmen, kazandığı zaferin mimarı hiç kuşku yok ki bu gençlik hareketiydi. Dönemin siyasetçileri o süreçte ilçe gençlerimizin yerlisiyle yabancısıyla büyük oranda MHP etrafında toplandığını ve seçimin kazanılması için gösterdiği üstün gayreti hesaplayamadı ve tüm çabaları, beklentileri bu önemli detayın ortaya koyduğu farkla boşa çıkmış oldu.

Şimdi dönüp o yıllara baktığımda, dönemin hızlı siyasetçileri olan değerli büyüklerimizin aldığı doğru ve yanlış kararlarının günümüz siyasetine de ışık tuttuğuna inanıyorum. Çoğumuz, iyisiyle kötüsüyle ilçemize hizmet etmeye çalışan bu isimlerin harcadıkları emeklerin meyvalarının kendileri ya da yeni siyasetçiler tarafından bu yıllarda toplandığını, bu değerli isimlerin bazılarının günümüzde siyasi hayatını noktaladığını, bazılarının noktalamak üzere olduğunu, bazılarının ise yılların birikimi tecrübelerini de kullanarak aynı hevesle mücadelesine devam etiğini görüyoruz.

Bu yazımda şahsımla ilgili yanlış anlaşılabileceğini tahmin ettiğim bir hususa da dikkat çekmek istiyorum. Ülkücü, kavramının belli bir partiye maledilmesi ve belli bir gruba yakıştırılmasına karşıyım. Çünkü hepimiz askerlik yaptık, askerde her duvarda ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır!’ yazar. Vatanına milletine, dinine devletine, bayrağına hürriyetine, peygamberine sünnetine bağlı, ülkesini, milletini, bayrağını, devletini her konumda en üst seviyeye taşımak isteyen herkes kendini ülkücü hissetmelidir. Ülkücünün partisi, partizanlığı olmaz. Biz de kişilerin değil, kitlelerin ülkücüsü olmaya çalışmıştık. Şahsiyetlere hizmet, hizmet değildir.

Ne diyelim…

Bu sevda bitmez!!!

İhsan Bahadır Ada
Gölbaşı Gündem
29 Şubat 2012

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s