CHP Nereye? – 1

Standard

NH1

Şimdi Yeni Bir Şeyler Söylemek Zamanıdır…

nazmiye_halvaşi

©Nazmiye Halvaşi

Madem ki, değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir? Neden değişmeyelim? Değişim ters yönde değil, düşüncelerimizin politikalarını belirleme yönünde olursa buna gelişme denir. Bu değişime ayak uydurmak sadece son teknoloji aygıtlarını kullanmak değil! Bu aygıtları üreten mantığı da anlamayı gerektiriyor!Politikacının görevi, sadece büyük ve hamasi nutuklar atmak değil, hayatın içindeki küçük küçük sorunların çözümünün de büyük değişimlere aracı olduğunu bilmektir!

***

3

Dün seçim sonuçlarını aldıktan sonra TV’yi kapatıp, sosyal medyadan da uzaklaşıp kendi içime döndüm..
Dışarda mehtap vardı.. Balkonuma dolan müziğin etkisine bırakıp kendimi, sahile indim.. Yürüdüm.. 2
Yolun sonundaki kafede epeyce oturup karşılaştığım dostlarla seçimlerin dışına çıkan sohbetler yaptım.. 1
Dışardan bakmak istedim, kendime ve düşünsel dünyama..
Sabah iyi bir kahvaltı masasında, haber dinlememenin tadını duydum demli çayımda..
Sizler belki de “başını kuma gömmektir bu..” diyebilirsiniz ..
Ben “tarafsız değerlendirebilme için arınma süreci” diyorum..
Ve yazıyorum.. “Hiçbir başarının tesadüf olmadığı” gerçeğini bir tarafa koyup, “başarı nedir” i diğer tarafta tartışmak..!”

Madem ki, değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir?
Neden değişmeyelim?
Değişim ters yönde değil, düşüncelerinizin politikalarını belirleme yönünde olursa buna gelişme de diyebiliriz..
Bizim kuşak bilimsel, toplumsal, teknolojik değişim sürecini en çok yaşayan kuşaktır..
Dağ köyünde öğrentmenlik yapan babam “ajans” saatinde evimizde toplanan köyün ileri gelenlerine, haftada bir kez kendisine ulaşan gazeteleri de okurken başlayan çocukluğum, dünyanın en uzak köşesindeki haberi saniyesinde bana ulaştıran teknoloji ile yer değiştirdi bugün.. Bu değişime ayak uydurmak sadece son teknoloji aygıtlarını kullanmak değil! Bu aygıtları üreten mantığı da anlamayı gerektiriyor!

NH3

Siyaset sesleri ile doldu her dönem kulaklarım..
Birgün sadece dinleyen değil, konuşan da olmak isteyene kadar..
Bu kararı kendimin vermiş olmasının önemini aktif siyasetin sarmalında farkettim..
Çok cesurmuşum meğer..

nh11

Siyasetin sadece rengi değil kendi olmayı istemek delilik düzeyinde bir kararmış ülkemde.. Kimler siyasetin aktörleri olmalı/olabilir önyargısına takılmadan, yaşama ve geleceğe duyduğum kaygılarla müdahil olmak..

NH4

Politikacının görevinin sadece büyük ve hamasi nutuklar atmak değil, hayatın içindeki küçük küçük sorunların çözümünün de büyük değişimlere aracı olduğunu bilmek..
Geleceği sadece kendi çocuklarının geleceği olarak görmemek..
Düşünmek, üretmek ve sorunun değil, çözümün parçası olmak..
Böyle başladım ve böyle yaşadım, devam ediyorum..

NH2

Değişim, inandığın aykırıkları ifade edebilme gücüne sahip olmakla gerçekleşir..
Yavaş yavaş değişir toplumlar..
Biri o düşünceyi ortaya attığında kopacak fırtınayı göğüsleyecek kadar cesur ve inançlı/kararlı ise eğer..
Ya da statükonun devamı içinde, sarmalların arasında kendine/topluma yabancılaşan politikacılara dönüşürsünüz..
“Zafer” sandığınız sonuçlar, büyük hedeflerin önündeki “engeller” haline gelir..
Devrimci, Eşitlikçi ve Özgürlükçü bir temele oturan düşüncelerimi ifade etmenin aracı olan siyasetle doğrudan buluşmamın nedeni; izleyen olmaktan çıkıp, izlenecek tarafa geçmekti.. Bir siyasi oluşum, beni/ben gibileri yeterince ifade edemiyorsa orada yer alıp karar süreçlerine katılmayı gerektirir..
Öyle yapmayı seçtim..

nh2

Fakat, şunu da öğrendim ki, siyaset yapmanın tek yolu, siyasi partiler değil, düşüncelerini ifade edeceğin, eyleme dönüştürebileceğin alanlar açmaktır..
Onu da yaptım..
Bu nedenle kendimle barışık yaşamayı öğrendim..
Düşündürdüğüm bireyler oldu..
Düşündürenlere saygı duydum..

NH4

Yaşamın bir cilvesi idi beş yıl kadar İsveç’te yaşamam..
Uğruna mücadele ettiğim herşeyin kazanılmış haklar olduğunu içerden görmenin zenginliğinin tadına vardım..
Bunlar neden ülkemde ve partimde de olmasın?

nh15

Alışılmış siyaset düzenini değiştirmek akıntıya karşı yüzmek gibidir..! Yüzdüm.. Yüzüyorum.. Sürekli iki ülke arasında kıyaslamalarla yaşamak beni yorsa da, bundan olabildiğince fazla toplumsal fayda çıkartmaya çalışıyorum..
Dedim ya değişimler yavaş yavaş olur.. Biliyorum ki bizden sonraki kuşaklar, başlattığımız değişim söylemlerini daha hızlı kabullenirken, onlar kendi değişim söylemlerini üretecekler..
Doğal süreç budur..

nh2

Bugün yaşadığım küçücük ilçede yaşanan statükoyu koruma çabası, değişime direnme çabası neyse, aynısı en tepede de büyüyerek yaşanıyor..
Öyleyse önce kapının önünü süpürmek gerekiyor.. Ya onlar, ya da biz giriyorsak aynı kapıdan! Bir yerde yanlışlık vardır! Demokrasiyi araç olarak kullanan dikta anlayışları her kesimde kabul görüyorsa, biri/birileri çıkıp güçlü bir şekilde hayır demeli, ayna tutmalı, empatiye davet etmelidir!

Amacım, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ve sonucuna getiren bir dizi makale ile kendimi ifade etmektir..
Uzun yazıları okumadığınızı biliyorum.. Bu satırlara kadar okuduysanız teşekkür ederim.. Bu sabah giriş yaptım.. Devam edeceğim.. Umarım izleyecek ve fikirlerimi tartışacaksınız.. Siyah ile beyaz aradındaki renkleri flulaştırmanın ne kadar büyük bir hata ve ne kadar çekilmez bir durum olduğunu farketmeliyiz..

nh7

Dünle beraber gitti cancağızım Ne kadar söz varsa düne ait.. Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım – Mevlana Celalettin Rumi”
Eğer, yarına adım atmak istiyorsak…

Sevgiyle kalın.. Her nerede yaşıyorsanız.. Biraz durun, yeniden başlayın..
11 Ağustos 2014 / Datça

*

Konuya ilişkin:

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s