Karya’nın Yürekli Kadınları…

Standard

karya_prenses

Direnişte !!

nh1

©Nazmiye Halvaşi

Peki niçin? Büyük İskender’e Karya’yı fethetmesine kolaylık sağlayan Prenses Ada gibi kentin kapısını açmayıp, “yabancı” işgâline karşı bölgeyi korumak için.. Bencilce yaşamaktan öteye hiçbir kaygıları olmayanları uyandırmak, bilgilendirmek ve toplumsal tepki oluşturabilmek için… Yürekli kadınlara yol arkadaşlığı yapmak istemez misiniz!!

***

10245400_829011147162732_2583976621853073171_n

Karialı 6 kadın (Ayfer Güzen, Beste Başdoğan, Binnaz Ceylan, Meral Metin, Nazmiye Halvaşi, Zehra Kaçırga) Ankara’da kapıları zorluyor..!
Neden?
Dünyanın en büyük çevre felaketlerine aday ülke olduğumuzun farkında mısınız?
Dünyanın güçlü ülkeleri, ülkemizin çok değerli doğal varlıklarını teker teker götürüyor bilginiz var mı?
Yeni yasadan haberiniz oldu mu?

10411827_829011203829393_3540646980395042155_n

Muğla/Dalyan, İztuzu’nun dünya mirasına aday olduğunu ve fakat sahipsizlik nedeniyle yok edilmesine ramak kaldığını duydunuz mu?
Duymadıysanız ve susuyorsanız çok ağır bir bedel ödemeye hazırlanmaya başlayın..!
Sonuna kadar direnmeyi sürdüreceğiz..!
Ya izleyecek, ya direneceksiniz birlikte..
Tercih sizin..!
Bu yürekli kadınlara yol arkadaşı olmanın onurunu paylaşıyorum..
Teşekkürler..

Günaydın..
Bakmanız ve görmeniz dileğiyle güzel bir gün dilerim..

“KUŞ”a bakmaktan vazgeç, Caretta’lara bak..

datça_nh

Uzun bir mücadele günü sonrası değerlendirme akşam yemeğinde de devam ediyor..
Dokunduğumuz yer elimizde kalıyor..
Lime lime olmuş hukuk..!
Kural tanımazlık diz boyu..
Kendi vatanında yabancılaştırılıyorsun..
Sen mikro milliyetçilik hesapları içindeyken..
Ayağının altından kayıp giden toprağın farkında değilsin..
Şimdi yan yana durma zamanı..!
Değerli olan ne varsa senden koparılıp alınıyor..
“Aaaaaa kuş var!” Diyor! sen gökyüzüne bakarken..
Arka cebindeki vüzdanının gitmiş bile..
Eğer bugün elini uzatmazsan..
GEÇ KALMIŞ OLACAKSIN..!
aç gözünü, gönlünü ve duy bizi..
Bu giden senin hazinendir.. İZTUZU‘na dikkattttttt…!

UYUMAK ÖLÜME EŞ..

datça_nh1a

Ali İsmail’ler değil sadece..
Insanımız da, doğamız da katlediliyor..
Kimimiz mahkeme salonunda adalet aradık bugün..
Kimimiz talan edilen ülke değerleri için hakkımızı aradık.. HAKKINIZI ARADIK..!
Bir karış toprak için canını vermeye hazırım diyen yurdum insanı…..
Hektar hektar gidiyor elinden en değerli toprakların..
Tek bir kurşun atmaya gerek yok artık..
Uyanın..
Muğla/Dalyan/İZTUZU na dikkatttttt…!

26.11.14

*
Turkey_ancient_region_map_caria

Yerelce notu: Karya hakkında!

Karya veya Karia güneybatı Anadolu’da ana hatlarıyla günümüzdeki Büyük Menderes Nehri güneyi, Muğla ili kuzey kısımları ve içerideki bölgeye denk gelen coğrafyanın eski çağlardaki ismi. Bölgenin oluşumu eski Yunan kavimlerinin Anadolu’nun Ege kıyılarında koloniler kurmaya başlamalarından öncesine dayanmaktadır ve bir uygarlık düzeyi yaratmış olan Karyalıların Anadolu’nun bir yerli halkı olduğu konusunda tarihçiler arasındaki mutabakat genişlemektedir.

Tarih sahnesine çıkışı, Karia Prensesi Ada (İ.Ö. IV. yy.) ile olmakla birlikte, kent hakkında bilinenler İ.Ö. 14. yy.’a kadar gitmektedir.
Alinda Hitit İmparatoru II. Mursilis (İ.Ö. 1350 – 1320) döneminde Seha Irmağı Ülkesi’ne bağlı bir kentti. II. Mursilis döneminde Alinda kentinin adının İalanta olduğu bilinmektedir. Bu bilgiler II. Mursilis’in anellerinde ve yazıtlarında bulunmaktadır. Kentin yakın çağa bilgileri azdır. İ.Ö 340 yıllarında Halikarnassos’ta olan Karya yönetimi iç kargaşalar yaşamaya başlamış ve zaman içersinde bu kargaşa aile içi savaşa dönüşmüştür. Mausolos’un karısı Artemisia’nın ölümünden sonra Karya’nın başına geçen Ada’yı, kardeşi Piksodaros devirmiş ve onu Alinda’ya sürgün göndermiştir. Daha sonraki dönemlerde, Piksodaros ile yönetimi paylaşan Persli Satrap Orontobates de, Piksodaros’un ölümünden sonra yönetimi Ada’yla paylaşmamıştır. Prenses Ada’nın bu sürgün döneminde Anadolu’ya saldıran Büyük İskender, Alinda Kenti’ne saldırmış ama kuşatmasına rağmen almamıştır.

Kenti almaktan vazgeçtiği bir anda Ada, Kentin kapılarını açmış ve İskender’i kente davet etmiştir. Aralarında bir antlaşma yapılmış ve Karya’nın Fethi sonrasında Ülkenin yönetiminin Adaya verilmesine karar verilmiştir. Büyük İskender, Karya’yı tamamen fethettikten sonra ülkenin yönetimini Prenses Adaya vermiş ve seferine devam etmiştir

Müze.

Çapraz tonozun bitişiğindeki Baltalı kule, Karyalı Prenses salonudur. Burada 1989 yılında, Bodrum’da bir temel kazısı sırasında bulunan lahit ve buluntuları sergilenmektedir. Lahit içindeki iskeletin kafatası, İngiltere Manchester Üniversitesi, Tıpta Sanat Bölümü’ne götürülmüştür. Burada görevli Dr. Richard Neave ve ekibi ile üniversitenin arkeoloji müzesi sorumlusu Dr. John Prag tarafından etlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Bu soylu kadın önceleri müzemizce, “Karyalı Prenses” diye adlandırılmıştır. Prensesin kafatasının etlendirilmesinden sonra saç tuvaleti gündeme gelmiştir. Geçen yüzyıl Priene, Athena Polias Tapınağında bulunan büst, etlendirilen prenses ve lahitte bulunan akik yüzük taşı üzerindeki portre üçlüsüyle benzerlik göstermektedir. Yüzük taşı üzerindeki portrenin başında bir sakkos (file saç örgüsü) bulunmaktadır. Priene’deki büst ile akik yüzük taşındaki portre birbirlerinin benzeridir. Tüm bunlara göre prensesin, Kraliçe Ada olduğu anlaşılmıştır. Kraliçe Ada, Büyük İskender’in manevi annesidir. Kraliçe Ada 2400 yıl önce Karya’yı (bu günkü Muğla bölgesi), 60 yıl kadar yöneten Hekatomnos sülalesinin bireyidir. Ada M.Ö. 344-341 yılında Pers Satrabı olarak Karya’yı, başkent Halikarnassos’tan yönetmiştir.

Kraliçe Ada, Bodrum Kalesi’nin en yüksek yerinde, muhteşem manzaralı Baltalı kule içindeki şölen evinde sergilenmektedir. Kule kapısının üzerinde çifte ağızlı Karya baltası bulunmaktadır. Demir kapıdan içeri girildiğinde, Klasik Çağın tüm güzelliğini sergileyen bir andron ve metopla bulunmaktadır. Bu bölümde Kraliçe Ada’nın yaşadığı dönemle ilgili bilgi panoları görülmektedir. Video bant ile Kraliçe Ada’nın mezarı, kazısı ve kafatasının etlendirilmesi gösterilmektedir.

Şölen evine aşı boyalı, demir kuşaklar ve Karya baltalarıyla süslenmiş taç kapıdan girilmektedir. Ahşap üzerinde gök tanrısı Zeus’un şimşekleri, tanrı tasvirleri ve Medusa başları bulunmaktadır. Salon yarım İon sütunları ile süslenmiştir. Sütunların taşıdığı lento üzerinde, Kraliçe Ada’nın yaşamı, çizgi roman tekniği ile betimlenmiştir. Tavan kasetli, taban ise mermerdir. Sütunların arasında alınlıklı nişler ve nişlerin önünde de kline (karyola) ve trapezalar (masa) bulunmaktadır. 2400 yıl önceki, şölen ortamı mobilyalar ile gösterilmek istenmiştir.

Odanın sağında kraliçenin yekpare taştan oyulmuş lahti bulunmaktadır. Lahit içinde kraliçeye ait iskelet ve yanında her nasılsa lahte girip de çıkamayan fare kemikleri de sergilenmektedir. Lahtin üzerinde “rahat uyu” yazısı okunmaktadır. Bu sözcükten başka, iç mekânda tek bir tanıtım levhası yoktur. Lahitten sonra görülen küçük niş içinde mezar odası ile lahit arasında bulunan siyah sırlı, yonca ağızlı bir kap (oinokhoe) sergilenmektedir. Üç kadeh (60 cc) şarap alabilen bu sürahi, ölen kişinin olasılıkla en sevdiği kaptır.

Kraliçe Ada mankeni, dar kenardaki niş içinde tüm görkemi ile görülmektedir. Ham ipekten dikilen peplosu (tek parçadan oluşan elbise) üzerine altın süslemeler, kuşak üzerinde mavi boncuklar bulunmaktadır. Kraliçe Ada’nın kemikleri üzerinde Prof. Berna Alpagut inceleme yapmıştır. Buna göre kadın 40 yaşlarında ölmüştür. Birden fazla doğum yaptığı anlaşılmıştır. 32 dişi mevcut halde bulunmuştur. Diş kesitini inceleyen Prof. Whittaken’e göre diş yaşının 44 (+-6) olduğu saptanmıştır. Hekatomnos’un kızı olan Ada, tarihi verilere göre M.Ö. 379’dan önce doğmuş, 330’larda ölmüş olmalıdır.
Kraliçe Ada’ya yaklaşıldığında, tüm salon aydınlanmakta ve nişler sergi vitrinine dönüşmektedir. Kraliçenin üç yüzük, iki bilezik, altın taç ve iki kolyeden oluşan takıları, görülmektedir. Aynı zamanda antik Anadolu müziği duyulmakta ve zaman zaman antik giysili canlı mankenler, konuklara şarap sunmaktadır. Karyalı Prenses Salonu, ziyaretçileri adeta M.Ö. IV. yüzyıla ışınlanmaktadır.

Karyalı Prenses Salonu’ndan çıkınca, sağ tarafta sütun üzerinde bir sfenks görülmektedir. Milas yakınlarındaki Labranda ören yerinden getirilmiştir. M.Ö. IV. yüzyıla aittir. İnsan başlı, aslan vücutlu, kanatlı bir şekilde işlenen mitolojik yaratık, aklı ve gücü simgelemektedir.

Kaynakça:

One response »

  1. Pingback: Karya’nın Yürekli Kadınları… Direnişte !! | [= Öykü - Şiir - Anı - Günce =] + Doğa + Yaşam + Sağlık - Vd.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s