Seçim değerlendirmesi…

Standard

Halkın tercihi DEMOKRATİK YAŞAM olmuştur..!

image2

Demokratik bir Yaşam!!

nh_06042012a

©Nazmiye Halvaşi

Türkiye seçmeni diktatörlükten ve tek adam yönetiminden değil, eşitlikten, uzlaşmadan ve barıştan yanadır. Çıkan sonuçlar, her parti açısından mesajlarla doludur! CHP seçmeni tercihini barajı yıkmaktan yana kullanmıştır! HDP’ye oy vermiştir. Kemal Kılıçdaroğlu aday belirlemede yeniliğe ve eşitliğe yeterince açılamamıştır! CHP’de başörtülü aday olmaması yadırganmıştır. Mikrofonların karşısına bir kadın ve bir erkek olarak çıkan HDP’nin eş başkanları topluma yansıyan en samimi görüntü olmuştur! “Biz kadın ve gençlik partisiyiz o nedenle bu kollar yok” diyen Demirtaş’ın gençlerden ve kadınlardan yüksek oranda oyu HDP’ye çekmesi tesadüf değildir! CHP’de ise KADIN DEVRİMİ aday belirlenmesi sırasında sadece aldatılmışlık duygusu yaratmıştır!

***

Seçimimizi yaptık…

Onüç yıldır devam eden tek parti dönemini bitiren seçimimizi yaptık. 7 Haziran 2015 seçimleri göstermiştir ki; Türkiye seçmeni diktatörlükten ve tek adam yönetiminden değil, eşitlikten, uzlaşmadan ve barıştan yanadır.. Demokrasiden vazgeçmeyecektir..

Seçim sonuçları her parti açısından mesajlarla doludur! Bu seçimin en çok konuşulanı HDP ve yüzde on baraj olmuştur! Seçim sistemi, seçmenin iradesini sandığa adil yansıtmaktan uzaktır! 12 Eylül ürünü barajdan yararlanarak yıllarca yüzde otuz oyla parlamentonun yüzde altmışına sahip olan ve bu nedenle barajı kaldırmayan AKP bugün barajın altında kalmıştır! Barajı yıkmak için seçmen çok zor tercihler yapmıştır! Sonuç Türkiye demokrasisi açısından umut vericidir..

CHP seçmeni tercihini sandığa yansıtırken çok zor bir kararı da vermek zorunda kalmıştır! Tek parti döneminden, çok partili döneme geçişin mimarı olan CHP bugün tabanı aracılığıyla kendi partisinin yükselişinin de engellenmesi pahasına bu gidişe dur demek için tercihini barajı yıkmaktan yana kullanmıştır! Bunu çok net söylüyorum çünkü seçim sürecinde sahada idim ve HDP’ye oy vereceğini söyleyenleri bire bir dinledim..

CHP seçmeni bu seçimde en zor durumda kalmış kitledir! Partisi çok uzun yıllardan sonra ciddi atılım yaparak çıktı sahaya! Seçimin gündemini belirleyen parti CHP’dir! Açıkladığı ekonomik ve toplumsal programlar diğer partiler tarafından sadece tartışılmamış programlarına da alınmıştır! Fakat bu programı sahaya yansıtacak örgütlenmeyi yapamamıştır! Siyaset insanla yapılır ve gidemediğin yer senin değildir! Mitinglerin etkili bir yöntem olduğunu düşünmüyorum. Yüz yüze görüşme yöntemi en etkili yöntemdir..

Peki neden oyunu artıramadı? Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun zaman zaman masaya yumruğu vurmasına rağmen aday belirlemede yeniliğe ve eşitliğe yeterince açılamamıştır! Klasik siyasetin ötesine geçilememiştir! Saha çalışmam sırasında köydeki Fatma Teyzeden, Ahmet Amcaya kadar pek çok kişi CHP’nin kadınlara yeterince yer vermediğinden şikayetçi olmuştur! Ve hatta biraz daha ileri gidip bütün partilerin başörtülü adayı varken CHP’de olmamasını yadırgamıştır! CHP’nin inançlı kesime bakışını sorgulamıştır!

Toplumsal değişimler eskiden yüzyıllarla olurdu, teknoloji ve iletişim çağında bu onyıllara inmiştir! Bugün seçmen sadece miting alanında veya gazete aracılığıyla partilerin mesajlarına ulaşmıyor. Televizyon ve sosyal medya inanılmaz bir hızla ve etkiyle evlere giriyor! Çok net bir tespitimi söylememek haksızlık olur! Mikrofonların karşısına bir kadın ve bir erkek olarak çıkan HDP’nin eş başkanları topluma yansıyan en samimi görüntü olmuştur! Oy veren/vermeyen herkes bunu çok benimsemiştir!

Toplumsal dönüşümler partilerin cesaretle alacakları radikal kararlarla olur! Bu pencereden bakınca HDP’nin farklı kesimlere sempatik gelmesi anlaşılır bir durumdur!

Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olduğunda İsveç’te idim. İsveç Dosyal Demokrat Partisinde ve İsveç’teki genel uygulamalarda EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK temelli siyaset alanındaki oksijenin de etkisiyle kendisine bir mesaj gönderdim. Eski bir Parti Meclisi Üyesi olarak o dönem Türkiye’de siyaset yapmasam da, herhangi bir yere aday olmasam da partime karşı sorumluluğum gereği önerilerde bulundum. Özetle; CHP’nin seçimlerde listelerini fermuar sistemi ile hazırlamasını (bir kadın, bir erkek ), parti yönetimlerinin de yarısını kadınlardan oluşturmasını.. Bunun anlamı CHP’nin aynı zamanda kadınların da partisi olduğu mesajını vermesi idi! Yine bu mesajımda kadın veya erkek gençlerin, köylünün, esnafın, işçinin vb. toplumun her kesiminin temsil edilmesini önerdim!

Bu önemli bir değişim kararıdır biliyorum! O dönem açısından baktığımızda bunu yapacak gücü de vardı! Ne yazık ki bu gerçekleşmedi. CHP erkeklerin partisi olmaktan ve kadınlar açısından kendilerine alan açma sürecinin yıllarca mücadeleye terkedilmesinden zarar görmediğimizi söyleyemeyiz! “Biz kadın ve gençlik partisiyiz o nedenle bu kollar yok” diyen Demirtaş’ın gençlerden ve kadınlardan yüksek oranda oyu HDP’ye çekmesi tesadüf değildir! Birçok gelişmiş ülkeden önce kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan Önderimiz Atatürk’ün partisinden bu konuda samimiyet beklemek seçmenin hakkıdır! Bu fırsatı bu seçimde de kaçırmıştır..! Çoğu seçilemeyecek sıralara konulan 103 kadın adaydan sadece 22 sinin seçilebileceği herkes tarafından görünür bir durumdu! Bunu CHP’de KADIN DEVRİMİ olarak sunmak ise sadece aldatılmışlık duygusu yaratmıştır!

CHP’nin tek kadın büyükşehir belediye başkanına sahip Aydın’da MV sayımız artmıştır! İkiden fazla MV çıkaramadığımız Denizli’de 1. ve 3. Sırada iki kadın adayın yer alması ve bu iki kadının seçim sürecinde sahada yarattığı kadın hareketi ile üçüncü milletvekiline de kazanmamız tesafüf değildir! Büyükşehir seçimlerinde en yüksek oya sahip Muğla’da listesine kadın aday koymayan CHP oyunu azaltmış ve dördüncü milletvekilini çıkarma şansını kaybetmiştir! Yaptığımuz saha çalışması sıradında AKP’nin iki, HDP’nin üç kadın adayı olduğu seçmenin bizi sorgulamasına neden olmuştur! Muğla’da HDP’ye giden tahminlerin üzerindeki oyun birinci, üçüncü ve beşinci sırada kadın aday olmasının da etkisi olduğunu kabul etmek zorundayız!

Bu eleştirel yaklaşımım listelerdeki erkek arkadaşlarımızın bulundukları yeri haketmedikleri anlamına gelmiyor! Her biri kaliteli ve siyasetin doğru yüzleridir! Fakat aynı derecede, eşit değerde kadınlar da vardır! Bunun adaletsizlik olduğunu ve seçmenin de bunu değerlendirdiğini görmezlikten gelerek geleceğin başarılarına imza atamayız! “Gadın Muğla” erkek egemen Muğla olmak istemiyor..! Türkiye istemiyor!

oy_ötesi

Bugün 9 Haziran. Uzun yıllardan sonra ilk kez seçim sonuçları “oy hırsızlığı” gündemsiz tartışılıyor. Bu sonuca katkı koyan sivil hareket Oy ve Ötesi‘ne de teşekkür borçluyuz! Sandıklarda görev alan 60.000 kişi bütün partilerin adına güvenli sonuç için çalışmıştır! GEZİ RUHU budur..! Hakkını doğrudan korumak! Demokrasimizin gelişen yüzüdür onlar.. TOMAlara rağmen!

Bir günlük teneffüs sonrası hızla koalisyon senaryolarına başlandı! Bu seçimin yaşamımıza yansıyan en gerçek sonucu.. İki gündür görünmeyen, konuşmayan, bağırmayan Cumhurbaşkanı olmuştur! Diliyorum ki süreç böyle devam etsin! Normalleşmeye gereksinimimiz var! Her ne kadar fırtına öncesi sessizlik olsa da…

image1

Bir siyasetçi olarak seçmenin mesajını doğru okumaya çalışıyorum. Bu mesajla seçmen AKP’ye kenara çekil ve biraz dinlen demiştir! Peki nasıl bir koalisyon öngörmüştür? Seçmenin tercihi ülkenin normalleşmesi içindir! Buradan bakınca en doğru koalisyon CHP, MHP ve HDP koalisyonudur..
Bu konuda uzlaşma olmazsa CHP’nin kuracağı azınlık hükümetine MHP ve HDP dışardan destek verebilir..

Cumhurbaşkanı ilk görevi AKP’ye verecektir. Olası senaryo AKP, MHP ortaklığıdır! Elbette AKP iktidarı kaybetmemek için bedeller ödeyecektir..!
Partilerin yetkilileri birçok yönden durumu ele alacak ve ülkeyi hükümetsiz bırakmayacaktır! Her ne şekilde olursa olsun AKP’siz bir hükümet yaralanan adalet duygumuza bir parça ilaç olacaktır!

Bu sabah telefon eden emekli bir kadın seçmen “şimdi ben temmuz ayında çift maaş alamayacak mıyım?” diye sordu.. Demek ki bu seçimde en derin iz bırakan söylem gelir dağılımındaki adaletsizlik olmuştur..! Dilerim alırsın diyebildim sadece..

Genel hatlarıyla seçim sürecini değerlendirdim. Yazılacak ve söylenecek çok şey var.. Uzun yazıların okunmadığını biliyorum bu nedenle burada kesiyorum..

Sevgiyle, sağlıkla kalın..
Mücadele etmekten asla vazgeçmeyin..
Haklı davalarınız için..!
9.Haziran.2015

*

email

twitter

facebook

web_nh

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s