Kadın cinayetleri kimin sorunu?

Standard

2

Kadınların mı, erkeklerin mi!

“Kadın mücadelesinin en zor yanlarından biri erkeklerden destek alamamaktır! Oysa bu sorun KADIN SORUNU değil.. ERKEK SORUNUDUR! Kadın cinayetleri, KADIN KATLİAMINA dönüştüyse ve bunu yapanlar erkeklerse, bence erkekler isyan etmelidir!

***

Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu?

Kadın cinayetleri dur durak bilmiyor…

Cansu Kaya cinayeti 2015’in ilk 6 ayında Muğla’da 4’ncü, Türkiye’de 144’ncüydü.

Hafta sonunda Cumartesi günü Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda Muğla Kent Konseyleri, Kadın Meclisleri Birliği’nin düzenlediği protesto etkinliğinden bir gün önce sayı 145 oldu.

Ben bu yazımı kaleme alırken 146 oldu mu bilmiyorum… Ama dün CNN Türk kadın cinayetlerinin kurban sayısını 150 olarak duyuruyordu.

5

Ne ara 5 kadını daha kurban ettik? Neredeyse her aya 30 kadın cinayeti düşüyor…

Önüne geçilebilir mi? Bilemiyorum… (!)

Geçen cumartesi günü Sınırsızlık Meydanı’nda yapılan etkinlikten önce bu köşede, (26.06.2015) “Bayım Kızınız Var Mı?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. O yazımı aynı soru ile noktalamıştım. Bu sorumu “kızınıza iyi davranın” diye anlayan salaklar olmuş.

O yazımda “Umarım yarın Sınırsızlık’ta kadın kadına bir eylem olmaz!” demiştim.

Muğla’da yaşanan 3 kadın cinayetinin ardından bir Perşembe günü Muğla Kadın Platformu tarafından açık pazar yerinde kadın cinayetleri protesto edilmişti. Protestocuların tamamı kadındı.

Olabilirdi… “İçinizde neden erkek yok?” diye eleştirecek değiliz. Tercih meselesi…

Ama Sınırsızlık Meydanı’nda yapılacak olan eylemde erkekler de olmalıydı. Ben böyle düşündüm. 6 aya sığdırdığımız (CNN Türk rakamlarına göre) 150 kadın cinayetini bir “kadın sorunu” olarak değil, “erkek sorunu” olarak da görmemiz gerekir.

Hatta “insanlık sorunu”…

Doğrusu ben “Bayım Kızınız Var Mı?” sorusunu, ertesi gün Sınırsızlık Meydanı’nda kadınlar kadar erkeklerin de olmasını istediğim için sormuştum, ama…

Şaşkınlık içindeyim!

4

Datça Kadın Meclisi Başkanı Nazmiye Halvaşi o “Bayım Kızınız Var Mı?” sorusunu soran yazımın altına bıraktığı teşekkür mesajında şöyle demişti:

“Kadın mücadelesinin en zor yanlarından biri erkeklerden destek alamamaktır! Oysa bu sorun KADIN SORUNU değil.. ERKEK SORUNUDUR!

nh

Kadın cinayetleri, KADIN KATLİAMINA dönüştüyse ve bunu yapanlar erkeklerse, bence erkekler isyan etmelidir! Erkekler bu haberleri hangi duyguyla izliyorlar doğrusu çok merak ediyorum.”

Bu mesajdan da anlaşılacağı gibi Sınırsızlık Meydanı’ndaki etkinlik erkeklerin de katıldığı bir eylem olacaktı.

Bazı kadın gurupları için öyle değilmiş!

Ben evde devam eden tedavim nedeniyle o gün Sınırsızlık Meydanı’na gidemedim. Meslektaşlarımın gözüyle izledim. Mustafa İnci arkadaşımdan Bodrumlu Feministlerin alana erkekleri almak istemediklerini, bunun üzerine tartışma yaşandığını öğrendim. Bana ulaşan fotoğraflarda tartışan kadınların içinde HDP’nin Muğla’dan liste başı adayı Hürriyet Karadeniz’i gördüm. Şaşırdım…

Bu gün parlamentoda çok sayıda kadın milletvekilinin yer alabilmiş olmasında önemli payı olan ve öteki partilerdeki kadınları kıskandıracak “eş başkanlık” sistemine sahip HDP’nin Muğla Milletvekili Adayı “erkeklerin o eyleme katılmasını istememiş olamaz” diye düşünmek istedim.

Eyleme katılan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Yatağan Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık, Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun ve çok sayıda erkek bir gurup kadının “erkek düşmanlığı” karşısında ne yapacaklarını bilememişler. Bazıları alanı terk etmiş!

Anlaşılır gibi değil…

Sonra bir başka arkadaşımdan kadınların ağırlıklı olarak “erkeklerin de orada olmasını istediklerini” öğrendim. Erkekler eylemi terk etmemiş…

Ancak Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi ortak basın açıklamasında kendilerine düşen bölümü okumaktan çekilmişler!

Erkeklerin alana alınmamasını isteyenler yoksa Menteşe Kadın Meclisi üyeleri miydi? Bilemiyorum. Ancak erkeklere bayrak açanların Bodrumlu Feministler olmadığını sonradan öğrendim. Menteşe Kadın Meclisi ortak açıklamada paylarına düşen bölümü okumaktan neden çekilmişler bilen yok…

Ancak herkesin bildiği bir şey var, o da hafta sonunda Sınırsızlık Meydanı’nda yapılan protestonun provake edilmek istendiği… Yazık… Bu “insanlık suçu” sorununun önüne böyle mi geçilecek?

Haberlerde göremedim. Sınırsızlık Meydanı’nda yaşanan tartışmanın ardından kadınlar aralarındaki erkeklerle birlikte yürüyüşe geçip, sonra yeniden Sınırsızlık Meydanı’na gelmişler ve ortak basın açıklaması okunmuş. Aynı metnin ilk bölümünü okuyan Bodrum Kadın Meclisi Başkanı Nermin Gönen “146. kadının kanı da üzerimize sıçramasın diye isyan ediyoruz. Her gün başka bir kadının kanı sıçrıyor üzerimize. Boğuluyoruz. Yasta değil, isyandayız.” derken, Milas Kadın Meclisi’nden Nurten Saydam “Muğla Üniversitesi öğrencisi Feride, kimliği belli bir erkek saldırgan tarafından kaçırılmıştı. Biz kadınların Muğla yerelinde ve sosyal medyada yarattığımız duyarlılık ve bazı vekillerin süreci hızlandırmaya yönelik baskılarıyla Feride 30 saat sonra kurtarılmıştır. Bu dayanışma gücünü bir kez daha gözler önüne sermiştir.” demiş.

image

Yatağan Kadın Meclisi Başkanı Suna Arslan da “Başta iktidar olmak üzere erkek devletin ve erkek medyanın kadınlara yönelik cinsiyetçi söylemleri bitmek bilmiyor. Din adamları televizyonlara çıkıp ‘eşiniz size şiddet uygulayarak deşarj oluyorsa şükredin. Ya üstünüze kuma getirirse ne yapacaksınız’ diyerek kadına kuma istemiyorsan dayağa razı olacaksın dayatması yapıyor. Şiddeti meşrulaştırıyor. Özendiriyor.” diyen bölümü dillendirirken, Datça Kadın Meclisi Başkanı Nazmiye Halvaşi metinden “Anayasa Mahkemesi resmi nikâh olmadan imam nikahı kıyılmasını artık suç olarak kabul etmiyor. Başta kadın milletvekilleri olmak üzere TBMM’ni göreve davet ediyoruz.” ifadesini aktarmış.

Marmaris Kadın Meclisi’nden Dilay Uçar, “Şiddet artmadı, görünür oldu, bu sadece Türkiye’nin sorunu değil, tüm dünyada oluyor’ diyenleri” bir kez daha düşünmeye davet etmiş.

Ortaca Kadın Meclisi’nden Binnaz Ceylan, “Alınan yargı kararlarında, devam eden mahkeme süreçlerinde kadın katillerine kıravat taktıkları, erkekliğime laf etti dedikleri, pişmanım, seviyordum dedikleri için haksız tahrik indirimi uygulandığına” dikkat çekip, kravat indirimine karşı çıkmış.

Metnin son bölümünü okuyan Fethiye Kadın Meclisi’nden Eda Koylu da “Bizler, Özgecan Aslan cinayetinden sonra kadına karşı işlenmiş suçlarda keyfi uygulanan ceza ve tahrik indiriminin kalkması için imza veren yaklaşık 1 milyon 250 bin kişinin de talebiyle Özgecan Yasası’nın bir an önce çıkarılmasını istiyoruz.” ifadesini aktarmış.

1

Şimdi, o gün bir gurubun erkek düşmanlığına rağmen orada bulunan erkeklerden CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ile Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun’a görev ve sorumluluk düşüyor. Yeni bir Kanun teklifi mi verilecek, gündemdeki kanun teklifi ile ilgili bir şeyler mi yapılacak. Her ne yapılacaksa…

Unutmayalım… Sorunlar kadın eli değince daha çabuk çözülür. Kadın cinayetleri ise salt kadın sorunu olmadığı gibi feminizmde erkek düşmanlığı değildir… Kaynak.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s